Biyoteknoloji ve bilgi teknolojilerinin bugün
bize bahşettiği sınırsız olanakları göz önünde tutarak özellikle şu sorunun bir an önce cevaplanması gerekiyor. Bu olanakların bize
verdiği güçle şimdi ne yapacağız?
Sadece okumakla ustalaşılmayacak tek bir alan varsa, o da sanat tarihidir. Her sanatsever, seyahat edip sanat eserlerini birinci elden incelemek için fırsat kollar.
Sürrealistler, tamamen uyanık bir aklın, hiçbir zaman sanat üretemeyeceğini öne sürdüler. Onlara göre, akıl bize bilimi verebilirdi, ama sanatı verecek olan, yalnızca akıl dışı bir şey olabilirdi.
Birçok sanatçı, müze ve sergilerin, inanılmaz ustalık ve beceri eseri olan yapıtlarla zaten dolup taştığını; aynı yolda ilerlemenin onlara yeni bir şey kazandırmayacağını düşünür. Bu sanatçılar, tekrar çocukluğa dönmedikleri sürece, resim ve heykel üreten hilekârlara dönüşeceklerinden ve ruhlarını yitireceklerinden korkarlar.