Bilim kurğu sevmememe rağmen okuduğun, hikayesini merak etdiyim için zorla bitirdiyim kitaplardan biri oldu. Yazar Aldous Huxleyin isimini Harari sayesinde duymuştum, kitapda ise bir distopik düzenden bahsediliyor. Bu düzende tanınan özgürlük zamanını keyfli geçirme özgürlüyüdür, bireysel duyğu ve sorunlardan kurtalmak için ise Soma adı verilen ilaçlar kulllanılır. Bilim, felsefe, din, edebiyyat hepsi yasaklanmıştır. İnsanların benlik ve aidiyet duyğularından kurtulması için cinsel açıdan Herkes herkes içindir devizi yürütülür. Bu düzenü uymak istemeyenler için ise Ayrık bölge,adalar vardır, burada ise insanlar tekeşli, doğub büyüyüb ölüyorlar. Kitapın en önemli kısımlarından biri Vahşi ile M, mont arasındaki diyaloqdur. 1946 tarihli önsözünde Huxley romanı yeniden yazıcak olsaydı 3cü bir seçeneğin olacağından bahsediyor, bu seçenek ise ekonominin merkezsiz, politikanın anarşist, bilim ve teknolojinin insanlara hizmet için kullanılacağı bir toplulukta yaşama seçeneği sunacağını açıklıyor. Sonuç olarak düşünmemiz gereken sorulardan biri bilimim ve teknolojonin bu kadar gelişmesi bizi ireliyemi götürcek yoksa Orwell, Huxley tarzı diktatörlerin en totaliter rejimleri oluşturmasına yardımçı mı olucak ?
Cesur Yeni DünyaAldous Huxley · İthaki Yayınları · 202173,2bin okunma
Koşullar liberalleri diktatörlüğe başvurmaya zorlayabileceği gibi, hümanistleri de bilimsel propagandaya zorlayabilir. Düzenin her türlüsü kaostan yeğdir.
Etrafında şarbon bombaları patlıyorken gerçek ya da güzellik ve ya bilginin esamesi bile okunmaz. Dokuz Yıl Savaşları'ndan sonra bilim kontrol edilmeye başladı. O günlerde insanlar, iştahlarının bile kontrol altına alınmasına razıydılar. Huzurlu bir yaşam uğruna herşeyden ödün verilebilirdi. O günden beri de kontrolü sürdürmekteyiz. Tabii, gerçek için pek iyi olmadı bu. Ama mutluluk için çok iyi oldu. Bedelsiz hiçbişey yoktur. Mutluluğun bedelinin ödenmesi gerektir.