"Vazgeçmek, olabileceklere dair hüsran dolu hayallerle yaşamak değildir."
"Vazgeçmek, eski soruna endişeyle yeni bir çözüm arayışı değildir."
"Vazgeçmek, düşük beklentilerin ağırlığıyla yaşamayı öğrenmek değildir."
"Vazgeçmek, kendinizi bir şeyi geride bırakmakla ne kadar doğru bir şey yaptığınıza inandırmak zorunda olmanız değildir."
"Vazgeçmek, ne zaman isterseniz... (boşluğu doldurun) geride bırakabileceğiniz konusunda ısrar etmek değildir."
"Gittiğim her yerde hayali peşimde! İster uyanık olayım ister rüya göreyim fark etmiyor, ruhum tümüyle onunla kaplı! Gözlerimi kapadığımda burada, onun siyah gözleri burada, içsel görme yeteneğimin bulunduğu kafamın içinde. Burada! Bunu sana anlatamıyorum. Gözlerimi kapatınca beliriyorlar; tıpkı bir deniz, bir uçurum gibi karşımdalar, aklımdaki düşünceleri kaplıyorlar.
İnsan övgüler düzülen yarı tanrıdan başka nedir ki! Ne zaman gereksinim duysa, güçlerinden yoksun kalmıyor mu? İster sevinçten uçsun, ister üzüntüden ölsün, her iki durumda da, sonsuzluğun zenginliğiyle kendini yitirme özlemi duyup, o soğuk ve hissiz bilincine yeniden kavuşturulduğu anda engellenmiş olmuyor mu?"
""Onu bana bağışla!" diye Tanrı'ya dua edemediğim halde çoğunlukla o benimmiş hissine kapılıyorum. "Onu bana ver!" diye Tanrı'ya dua edemiyorum. Çünkü o başkasının. Acılar içinde düşüncelere dalıyorum, nedenlerine değinecek olsam buradan köye yol olur."
"Hem beni, hem kendini mahvedecek zehri hazırladığını görmüyor, hissetmiyor; mahvolmam için bana uzattığı kâseyi büyük bir zevkle sonuna kadar içiyorum. Bana sık sık – sık sık mı? – sık sık olmasa da ara sıra yönlendirdiği iyimser bakışı, duygularımı ifade etmekten kendimi alamadığım zamanlardaki hoşgörüsü, çektiğim ıstıraba gösterdiği acıma duygusuyla alnında oluşan çizgiler ne anlama geliyor?"