… dinlemeye ve acıyı paylaşmaya hazır olanların sabrı, yaşananların bıraktığı etkiden daha kısa ömürlüdür daima, koşulsuzluk tek güzellikle bezendiğinde asla uzun değildir.
Tarihin kendine özgü beklentileri olduğunu düşünüyordun. Oysa yoktur. İnsanlığın kendi beklentileri olduğunu sandın. Yoktur
Ne mutluluk için ne de mutsuzluk için kimseye özel bir hak tanınmıştır. Ne felaket vardır ne de deha. Duyduğun güven de, hayallerin de asılsız; hiçbir temele dayanmıyor. Yeryüzünde sıra dışı bir şey varsa, özel güzellik ya da özel kötülük gibi, doğa onu bulup ortaya çıkarır, kökünden kopartır. Hepimiz artık o zorlu dersi, “seçkin“ diye bir şeyin olmadığını çoktan bellemiş olmalıydık.
Bir insan bir duygunun hacmini, son sınırına kadar genişletmişse, duygu kendiliğinden değişir; Rie’yi için içini yiyip bitiriyormuş gibi görünen keder, ansızın bir yaşama gücüne dönüşmüştü – fazlasıyla acı, fazlasıyla haşin ama birdenbire enleşen, masmavi bir güç– yani okyanus.