Sonbaharla sararmış, bomboş, sahipsiz gibi duran tarlaların arasından geçiyorlardı. Her taraf sakindi. Toprağın, muharebeden haberi bile olmamıştı. Her şeyin derdini demek ki insanoğlu çekiyordu. Tek başına… İnsanoğlu…
“Bir milletin bayrağı, o milletin başı gibi“ düşüyordu ama, bunun ufaklı büyüklü bin türlü sebebi vardı ve en birincisi birkaç meydan muharebesini kaybetmek değil, ahlaksızlıktı.
Ruhla beden uzun ve acılı bir mücadelede paramparça olduğunda, güçlerin tükendiği saati ölüm ya da ölüme benzer bir yokoluş izler, ama o zaman karşı koyma becerisine sahip mizaçlar yeniden güçlenir.