Locus En iyi Fantezi Ödülü sahibi. Ayrıca Nebula En İyi Roman Ödülü Adayı ve Dünya Fantezi Ödülü En İyi Roman Ödülü Adayı bir kitap.
Katherine Addison, kitabında fantastik öğelere bağlı kalsa da, fantastik edebiyat denilince aklımıza gelen cinste bir kitap yazmamış. Karanlık düşmanlar, büyük güçlere sahip silahlar, büyücüler, ejderhalar vs. beklentisi ile alınırsa, beklentinin dışında kalır ve kitaba haksızlık yaparsınız.
Ortaçağ öğelerinin bulunduğu ve ortaçağdan günümüze kalmış bazı geleneksel davranışları eleştirel gözle okuyucularına aktaran Addison, aynı zamanda masalsı bir dil kullanmış. Büyük savaşlardan ve kahramanlık öykülerinden ziyade saray entrikalarına ve bazı kalıplaşmış normların engel teşkil ettiği atılımların kaderlerine ağırlık veren bu kitapta, elf ülkesinde yarı elf-yarı goblin olan sürgün bir prensin yükselişini göreceğiz.
Tasvirler sınırlı şekilde anlatılıp, gerisi hayal gücünüze bırakılıyor. Yolların, sokakların ve sarayın mimari yapısı hakkında hayal gücünüz ile destekleyebileceğiniz kesin olmayan çizgiler çiziliyor. Bir yer tasvirlenirken, devamını siz şekillendirebiliyorsunuz.
Kitaptan alacağınız keyif, beklentiniz üzerine şekillenecek. Eğer, epik savaş sahneleri ve detaylı karakter gelişimleriyle büyük maceralar beklemiyorsanız, saray entrikaları ve belirli kuralları koruyanlar ile değiştirmek isteyenlerin mücadelesine şahit olmak istiyorsanız bu kitap size masalsı ve hoş bir yolculuk sunacak.