1884 New Orleans’ında geçen post-apokaliptik bir öyküyle karşı karşıyayız. Fantastik öğelerin de içinde bulunduğu bilimkurguyla harmanlanmış, kaybedilen birçok şeyin olduğu karanlık bir dünya… Irkçılar, mülteciler, pasifistler arasında sıkışmış bir liman kenti. Tüm bunların arasında kendi hayatta kalma yöntemini bulan “Sarmaşık” Jacqueline. Zeplinler, motorlar, karanlık örgütler sarmalında küçük kızın kulak misafiri olduğu bir olay tüm hayatını değiştirir. Kölelik, kaçakçılık, mistisizm içeren bir örgüde dünyanın sonunu getirecek bir silahın adını duyar. Siyah Tanrı’nın Davulları. Şahsi fikrim, akıcı ve bağlamsallığını asla kaybetmeyen bir öykü olmakla birlikte olaylar çok çabuk çözüme kavuşuyor. Bu aslında eleştiri değil, sonuçta epik bir roman yazılmamış, ama potansiyeli daha fazla kullanılabilirdi diye düşünüyorum.
Galli büyüklerinin evlatlarına ve onların da kendi evlatlarına aktarmasıyla, ardından Britanyalı gezginlerin, hikaye anlatıcılarının notlarını derlemesi ile bugünlere gelen Kral Arthur ve yoldaşlarının hikayesi birçok eserin de esin kaynağı olmuş. Birçok mitin en çok bilinenlerindendir hatta. Bu kitapta Arhur’un kral olma süreci, Gölün Hanımı’nın efsanevi kılıç Excalibur’u Arthur’a vermesi, Merlin’in kaybı, Morgana’nın kötücül niyetleri gibi birçok olaya şahit oluyoruz. Kahramanlıkları ile meşhur Sir Lancelot ve Sir Galahad, başlarından geçen maceralarda nice dramlardan kurtulmaya çalışırken, Mordred ise başka emeller peşindedir.
Okuduğunuz en iyi öykülerden olur diyemem ama dünya edebiyatı için çok önemli bir mitten bahsediyoruz ve bu kitabı okuyan bugün okuduğu birçok eserin kaynağını ve ilkel halini görmüş olacaktır. Gamer tayfaya da bir önerim var; King Arthur: Knight’s Tale.
Locus En iyi Fantezi Ödülü sahibi. Ayrıca Nebula En İyi Roman Ödülü Adayı ve Dünya Fantezi Ödülü En İyi Roman Ödülü Adayı bir kitap.
Katherine Addison, kitabında fantastik öğelere bağlı kalsa da, fantastik edebiyat denilince aklımıza gelen cinste bir kitap yazmamış. Karanlık düşmanlar, büyük güçlere sahip silahlar, büyücüler, ejderhalar vs. beklentisi ile alınırsa, beklentinin dışında kalır ve kitaba haksızlık yaparsınız.
Ortaçağ öğelerinin bulunduğu ve ortaçağdan günümüze kalmış bazı geleneksel davranışları eleştirel gözle okuyucularına aktaran Addison, aynı zamanda masalsı bir dil kullanmış. Büyük savaşlardan ve kahramanlık öykülerinden ziyade saray entrikalarına ve bazı kalıplaşmış normların engel teşkil ettiği atılımların kaderlerine ağırlık veren bu kitapta, elf ülkesinde yarı elf-yarı goblin olan sürgün bir prensin yükselişini göreceğiz.
Tasvirler sınırlı şekilde anlatılıp, gerisi hayal gücünüze bırakılıyor. Yolların, sokakların ve sarayın mimari yapısı hakkında hayal gücünüz ile destekleyebileceğiniz kesin olmayan çizgiler çiziliyor. Bir yer tasvirlenirken, devamını siz şekillendirebiliyorsunuz.
Kitaptan alacağınız keyif, beklentiniz üzerine şekillenecek. Eğer, epik savaş sahneleri ve detaylı karakter gelişimleriyle büyük maceralar beklemiyorsanız, saray entrikaları ve belirli kuralları koruyanlar ile değiştirmek isteyenlerin mücadelesine şahit olmak istiyorsanız bu kitap size masalsı ve hoş bir yolculuk sunacak.
Golden zaten WoW dünyası için biçilmiş bir kaftandı ve bence bu özelliğini de sonuna kadar hak ediyor. World of Warcraft dünyasının en önemli karakterlerinden biri olan Lordaeron prensi Arthas’ın hikayesini yazmak da ona yakışırdı. En çok merak edilen sorunun cevabını en baştan vereyim. Bu evrene hakim değilseniz dahi gönül rahatlığıyla alıp okuyabileceğiniz bir kitap. WoW zaten lore olarak o kadar geniş ki, evrene hakim olanların bile henüz bilmediği birçok şey var. Arthas’ın ve Jaina’nın karakter gelişimleri özelinde gelişen hikayemiz, bizi bambaşka coğrafyalara ve duygudan duyguya sürüklüyor. Ayrıca hikayenin paralelinde orkların efsanevi şamanı Thrall’ü de görüyoruz ve bu da dönem ve ırklar arası politikanın mevcudiyeti konusunda altyapı sağlıyor. Hikayeye hiç değinmeyeceğim, sürprizi kaçmasın. Söyleyeceğim en önemli şey ise, okumayanların çok şey kaçıracağı.
ArthasChristie Golden · Epsilon Yayıncılık · 202338 okunma