Ben Hanifa Abdal, eğitim almış insanların oranının %25 olduğu, eğitim alan insanların çoğunun liseyi dahi bitiremediği, özellikle kadınların eğitim alması, çalışması suç olan bir ülkeden, Afganistan’dan geliyorum.
… kızların üniversite eğitimi yasak olduğu ve toplumda da hoş karşılanmadığı için, ailem “gitmek istiyorsan arkandan konuşulacak, lafları göze alarak gidebilirsin, insanlar laf, söz eder; buna dayanamayız, bizim sebebimiz olursun.“ dedi. Bunları duyunca bütün hayallerim yerle bir oldu. … O gece sabaha kadar ağladım... Bu duruma uzun süre dayanamadım ve bir gün baygınlık geçirdim.… gün geçtikçe … bayılmalar devam ediyor ve hastane köşelerinde sürünüyordum. …Afganistan’da … baygınlığımın sebebiini bulamıyorlardı. ..babamı ilk defa ağlarken görmüştüm.
… ağabeyim yaz tatili için Türkiye’den Afganistan‘a geldiğinde durumumu görünce çok üzülmüş ve hocalarına benden bahsetmişti. Hocaları da; “Kardeşini buraya getir. …Bütün masraflarını biz karşılayacağız.” demiş. Böylece Türkiye’ye geldim.
Bu ülke bana sadece diploma değil, umut dolu bir kalp verdi. … Türkiye… hayallerimi ve dualarımı paylaştığım ülke.
Hanifa Abdal, Afganistan
Bir Ülke Bin Hikaye (kitabı 90. sayfa)