Seyma karasu

Sözünü tutmayanın gölgesi olmaz. Çeçen atasözü
Biz Amina ve Fatima, Çeçenistan‘da dünyaya gelen ikiz kardeşleriz. …babamız Çeçenistan Savaşı’nda şehit oldu ve biz 2005 yılında küçük, çekirdek ailemizle Türkiye’ye geldik. İlk zamanlara dair … biraz silik ama sadece bedenen çok aç olduğumuzu hatırlıyorum. İlk yedigimiz şey salatalıktı, ilk defa yemiş, çok sevmiştik ve hala da salatalık en sevdiğimiz sebzedir. Yıllar hızlı geçti ve ikimiz de 2022’de ebelik bölümünden mezun olduk. … insanlara yardım ve hizmet etmek gibi bir hayalimiz vardı bizim. …dileriz ki savaşlar ve zulümler son bulur; Filistin, Doğu Türkistan, Çeçenistan‘daki kardeşlerimiz özgürlüğe kavuşur; dünyanın neresinde olursa olsun, İslam’ı yaşamak isteyen, dinini rahatlıkla özgürce yaşayabilir ve bu dünya, İslam’ın barış ve adaletini anlar. Fatima ve Amina Khozhaeva, Çeçenistan Bir Ülke Bin Hikaye (kitabın 162. sayfası)
Reklam
Hola ! .. adım Aicha. Kolombiyalıyım. Marmara üniversitesinde … tez dönemdeyim. 17 yaşımdayken, kalbimde taşıdığım büyük bir niyetin peşinde yola çıktım. Müslüman bir ülkede yaşayıp, İslam’ı doğru öğrenerek uygulamak istiyordum. Türkiye … camiler ve camilere hayat veren güzel insanlar. Minarelerden yükselen ezan sesleri, Ramazan’da asılan Mahyalar… Bunlar bana amacımı hatırlatıyor, ümmetin bir parçası olduğumu yeniden hissettiriyor. Türkiye ile Kolombiya arasındaki en büyük farklardan biri aile yapısı. Kolombiya’da çok sayıda babasız aile var; bekar anneler, sevgililerinden dünyaya gelen çocuklarla hayat mücadelesi veriyorlar. O çocuklar çoğu zaman babasız büyüyor. Burada ise ailelerin bağı daha güçlü, babaların sorumlulugu daha fazla. Bir genç kızın arkasında anne ve babasının varlığını hissetmesi, hayatına güvenle bakabilmesi çok kıymetli bir şey. İşte bu farkı gördüğümde, İslam’ın kazandırdığı ve koruduğu ilkelere, değerlere karşı kalbimde büyük bir hayranlık uyandı . Aicha Isabel Sandoval Alaguna, Kolombiya Bir Ülke Bin Hikaye (kitabı 125. sayfa)
…2013, .. Mart. … 9 yaşındaydım. … 5 kardeş ve annemle birlikte doğduğumuz topraklardan, çocukluk anılarımızdan, evimizden ayrılmak zorunda kaldık. Sınırdan geçerken elimizde yalnızca birkaç poşet vardı. Annem bir yandan ağlıyor, bir yandan da başımıza bir şey gelmesin diye Ayet-el Kürsi okuyordu. O zaman annemin neden ağladığını anlayamamıştım. Meğer yük poşetlerde değilmiş; … Adana’da bir amca bizi evine davet etmiş,annemin “paramız yok kardeşim’’ demesine rağmen çorbasını bizimle paylaşmıştı. O an şefkatin, merhametin en sade halini görmüştüm. … Türkiye’ye geldiğimde öğrendim “Suriyeli“ olduğumu. Oysa kendimi hep Türkmen bilirdim. Çocukken ışıklarla parlayan sınır kapısını görür,”orası neresi baba?” diye sorardım. Babam da “orası Türkiye kızım” derdi. Daha 6 yaşındaydım ama kalbimde tarifsiz bir yakınlık hissetmiştim. Ortaokul … annem Küçükçekmece’deki bütün okullari tek tek dolaştı ama hiçbirinde ismim çıkmadı. 2 yıl boyunca Tekstilde çalıştım. Sonra bir müdür yardımcısının gayretiyle aslında kaydımın olduğunu ve yanlışlık yüzünden işlenmediğini öğrendik. …eğitimime tekrar başlayabildim. …2023 … hemşirelik bölümünü kazandım. 9 yaşındaki İmen’e verdiğim sözü hâlâ tutmaya çalışıyorum: “bir gün doğduğum topraklara geri döneceğim.Şimdi ülkemiz esaretten kurtuldu ve yeniden ayağa kalkma çabasında. Biz gençler de, o çabada pay sahibi olacağız. Sevgimiz ve birliğimizi daim olsun. İmen İbrahim, Suriye Bir Ülke Bin Hikaye (kitabı 104. sayfa)
Timsaha hakaret etmeden önce nehrin diğer tarafına geç.
Burkina Faso Fransızca Atasözü Salut! Ben Fadilatou … Türkiye’ye geldim.… Hemşirelik bölümünden mezun oldum. Beni en çok şaşırtan yemek, yaprak sarmasıydı. İlk gördüğümde “bu kadar zahmete gerçekten gerek var mı?” “diye düşünmüştüm. “Pilavı doğrudan yapsalar ya, neden bir de yaprağı sarmak için uğraşıyorlar?” dediğim zamanlar oldu. Ama tadına baktıktan sonra,… Gerçekten yaprak sarmasının her lokması emeğin ve sevginin bir ifadesidir. Türkiye bir insan olsaydı onu misafirperver, sıcakkanlı ama zaman zaman sabırsız biri olarak tanımlardım. Yardımseverliği ve hoşgörüsüyle dikkat çeken, ama bazen yoğun temposundan dolayı aceleci davranan biri gibi olurdu. Fadilatou Zoubga, Burkina faso Bir Ülke Bin Hikaye (kitabın 93. sayfası)
Ben Hanifa Abdal, eğitim almış insanların oranının %25 olduğu, eğitim alan insanların çoğunun liseyi dahi bitiremediği, özellikle kadınların eğitim alması, çalışması suç olan bir ülkeden, Afganistan’dan geliyorum. … kızların üniversite eğitimi yasak olduğu ve toplumda da hoş karşılanmadığı için, ailem “gitmek istiyorsan arkandan konuşulacak, lafları göze alarak gidebilirsin, insanlar laf, söz eder; buna dayanamayız, bizim sebebimiz olursun.“ dedi. Bunları duyunca bütün hayallerim yerle bir oldu. … O gece sabaha kadar ağladım... Bu duruma uzun süre dayanamadım ve bir gün baygınlık geçirdim.… gün geçtikçe … bayılmalar devam ediyor ve hastane köşelerinde sürünüyordum. …Afganistan’da … baygınlığımın sebebiini bulamıyorlardı. ..babamı ilk defa ağlarken görmüştüm. … ağabeyim yaz tatili için Türkiye’den Afganistan‘a geldiğinde durumumu görünce çok üzülmüş ve hocalarına benden bahsetmişti. Hocaları da; “Kardeşini buraya getir. …Bütün masraflarını biz karşılayacağız.” demiş. Böylece Türkiye’ye geldim. Bu ülke bana sadece diploma değil, umut dolu bir kalp verdi. … Türkiye… hayallerimi ve dualarımı paylaştığım ülke. Hanifa Abdal, Afganistan Bir Ülke Bin Hikaye (kitabı 90. sayfa)
Reklam