‘Bu ağaca yaklaşmayın.’ (Bakara-35)
…
Bu ağaçtan yemeyin." demiyor, "Bu ağaca yaklaşmayın." diyor.
Buradaki mesele yasak ağaca doğru birkaç adım atmanız değil, bu yolda sizi harama götürecek kadar adım atmanızdır. Yoksa tek tek bakılırsa her bir adım masumdur. 
… cazibenin peşine takılıp gitmek. Yasaklı bir şey sizi kendine çekiyorsa, ona doğru gittiğinizde sizi içine çektiğinin farkına varamazsınız.
Talihsizliğin, açık bahttan daha yararlı olduğunu görmesine yardımcı olur; şansın yaver gitmesi, insanları daha fazlası için daha ihtiraslı yaparken, bahtsızlık onları güçlü kılar.
Mustafa Kutlu , hikayeleriyle tanınan bir yazardır.İnceleme, deneme ve çocuk kitapları da vardır.
Ya Tahammül Ya Sefer kitabı peki ne anlatıyor? Öncelikle kitapta aşırı bey var.Bu eminim zaman zaman kafanızı karıştıracaktır.Konudan konuya atlama stili var yazarın.Bu pek hoşuma gitmedi.Devam niteliğinde değilde, başka bir konuya girerek konuyu ilerleyen yerlerde toparlama ve birleştirme niyeti ile yola çıkmış.Ama tabi yaa bu kimdi? Bu adamda şimdi nereden çıktı! ya da Hay Allah ım yeni bir bey daha! gibi tepkilere hazır olun.Çünkü dediğim gibi sıralı ilerlemediği için karakteri unutuyoruz.İleride bir daha karşımıza çıkıyor.Neyse konuya dönelim biz.
Kerim bey, babası öldüğü için Nazım ustanın yanında çırak olarak işe başlayan bir genç.Murat Bey, bir dernekte davasını yürüten biri.Kerim bey işte bizim bu Murat beyimiz dernek işleriyle ilgileniyor.Dernek iyi güzel giderken işler terse döner ve Murat bey bu dava işinden vazgeçer, derneğin anahtarını Kerim bey e verir.Daha sonra Asım Bey çıkar karşımıza o da davayı terk edenlerdendir.Zengin bi kızla evleneceğim diye davayı bırakmıştır o da.Asım bey in oğlu İlhan bey ise tam tersidir.İlhan ibadetlerini yerine getiren bir gençtir.Kız kardeşini içkili bi düğünle evlendirildiği için ailesine kızgındır.Ha bide Yunus Bey var.O da dava adamı.Ama o da eşinin başını iyi pozisyonlara gelebilmek için açtırır.Yunus bey in oğulları da aynı İlhan bey gibi düşünmektedir.Yani babadan farklı bir şekilde.
Kitap kısaca şunu demektedir.İşin içine mevki, makam,para gibi kavramlar girince yani yaşlar büyüdükçe idealistlik, dava adamlığı, ideoloji, maneviyat gibi kavramlar sırf menfaatlerden dolayı önemini yitirir olur.
Bu aslında hayatımızın bir kısır döngüsünü bizlere söyler.O da şudur : Sen işini dört dörtlük yaparsın mesela. Ama yalaka değilsindir bir yere