Bugün Aslında Ben Kimim? kitabının yorumu ile karşınızdayım. Düşüncülerimi fazla çarpık olmadan toparlayarak anlatmaya çalışacağım.
Bu kitap beni gerçekten beklediğimden çok daha fazla etkiledi. Kartal'ın başına gelenleri okurken bazen hayatın gerçekten tek bir anın içinde tamamen değişebiliyor olduğunu hatırladım. Sadece yardım etmek isteyen bir insanın kendini hiç hak etmediği bir yerde bulması çok sarsıcı ve düşündürücüydü.
Cezaevi bölümlerinde okuduğumuz Kartal'ın oraya alışmaya çalışma süreci, karşılaştığı insanlar ve yaşadığı zorluklar bu tarz kitaplar okumayı, filmler izlemeyi seven biri olarak oldukça gerçekçi hissettirdi. özgürlüğünü kaybettikten sonra yaşadığı iç hesaplaşmalar beni etkiledi, kendimi o durumda olsam nasıl olurdu ne kadar kötü bir durum olurdu diye düşünmekten alıkoyamadım.
Cezaevindeki karakterlerin her birinin farklı bir geçmişi ve yükü vardı. Bazı bölümlerde karakterlerin yaşadıkları karşısında gerçekten üzüldüm.
Kitap boyunca sürekli kafamda dönen bir düşünce vardı:
İnsan gerçekten yaptığı seçimlerden mi ibarettir yoksa bazen koşullar bizi olmak istemediğimiz birine dönüştürebilir mi?
Akıcı dili sayesinde kitap kendini kolayca okutuyor. Uzun ve gereksiz betimlemelerdenm uzak. Merak unsuru da son sayfaya kadar canlı kalıyor. Hem duygusal hem de düşündüren bir hikaye okumak isteyenlere tavsiye edebileceğim bir kitap oldu.