Onu unutmak, hayatının en candan bir mutluluk dönemini unutmak, yaşamamış olmak, en mutlu günlerini acıyla hatırlamamak değil miydi? Halbuki bu, nasıl mutluluk olurdu? Hem yalnız unutmak değil, işte hayatını ona adamak, ona feda etmek için kendisine hükmeden, zorlu ihtiyaçlar içinde kalbinin yandığını, ruhunun dayanılmaz bir özleyişle ona doğru koştuğunu görüyordu.