Elifsu

Elifsu
Yazdıklarım ve yazacaklarım sadece kendime mahsus
Ben seviyordum belli kaçıyordum biliyordum koşmayı yeni öğrenmişken unutmak istemiyordum
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Tepenin üstün de bir karga gak gak ötüyor kimdir bu karga tepenin altın da bir yavru karga çapraz çapraz gidiyor nereye gidiyor tepenin üstün de karga gak gak ötüyor ne deli bakıyor tepenin altın da bir karga hangi yolu arıyor tepenin altın da olan kargaya açtım elimi tepenin üstün de olan karga oydu gözümü tepenin üstün de karga tepenin altın da karga ben gak gak ötüyorum tepenin altını üstünü arıyorum ne kindar bir karga
Ben olanı daha sonradan kaybetmemek için çekip giden bir parçayım kırıkları mı dizginleyen her insandan kaçarım bilirim gören duyan ben bahsetmeden beni anlayan bir gün elbet topladığı kırıkları alıp gitmek isteyecek tadına varıp doyup gidecek ve ben onun tokluğu ile bağımlı olup çıldıracağım neden diye sordukça ondan bir cevap alamayacağım belki deliliğime delilik katacağım bu sefer sevginin içine ziyan olacağım
Anlamını bilmediğim aslın da içim de yuva edinmiş bu duyguya bir türlü ad koyamıyordum tarifsiz acı ve mutsuzluk gibi basit ama çözümü bulunmayacak kadar karamsar göğüsümden başlayıp ayak parmaklarıma kadar gelen ve ne hikmet ise çok uzak yol olan kafamın içine çarpa çarpa dağılan bir sızı korku diyemiyorum hüzün diyemiyorum acı demek istesem bile bu kadar basit göremiyorum ben her şeyi bildiğimi sanan ama hiç bir şey bilmeyen bir insanım tüm dünyayı tanımış olsaydım bile kendimi bilmemenin ve bilememin ızdırabını hep omurgam da hissedecektim ve hissediyorum da
İzsiz kollar hikaye hiç görmemişler hiç hayat yaşamamışlar kadar yalnızlardı ben ise bir kitap yazabilecek kadar uzun bir meseleydim