Bütün bu ekonomik gelişmeden en çok zarar gören sabit gelirlilerdi. İşçi, memur gibi dar gelirliler bu devrin tüm sıkıntılarını yüklenmek zorunda kaldılar.
Kuruluş amacına göre üreticiye yardım etmesi gereken Ziraat Bankası'nın üreticiye değil ticari bir şirkete 76 milyon Türk Liralık kredi açması, devrin ilginç örneklerinden biridir.
Devlet el koyduğu artık değeri, saray aristokrasisi ve dirlik sahipleri ile birlikte paylaşır. Dirlik sahipleri ve saray aristokrasisi devlet ile iç içe geçmiş olarak egemen sınıfları meydana getirmiş olurlar. Devletin siyasal yapısını niteleyen temel ilişki budur.