BAY X

Tabu ve Duyguların Çifte Değerliliği
Bazı yasaklar amaçları doğrultusunda bizim açımızdan anlaşılır durumdayken, bazıları anlamsız, aptalca ve mantıksız görünür. Bu gibi yasakları "törensel" yasaklar olarak adlandırıyor ve tabu geleneklerinde de çeşitli biçimlerde yer aldıklarını görüyoruz. Takıntılı yasaklar olağanüstü bir yer değiştirme kapasitesine sahiptir; bunlar bir nesnedeki yasağı diğerine de aktarmak için neredeyse her türlü bağlantıyı kullanırlar ve bir hastamın da uygun biçimde belirttiği gibi yeni nesneyi "katlanılmaz" hâle getirirler. Bu imkânsızlık en sonunda bütün dünyaya ambargo koyar. Zorlanma nevrozuna sahip olan kişiler, "katlanılmaz" nesne ve insanlara çevresindeki her şeye tehlikeli bir hastalık bulaştırabilecek şeyler olarak bakarlar. Tabu yasaklarını tanımlarken de benzer aktarılma ve bulaşma özelliklerine değinmiştik. Ayrıca dokunulması yasak olan bir tabuya dokunarak suç işleyen bütün kişilerin tabulaştığını ve hiç kimsenin ona dokunamayacağını da biliyoruz. Bu aktarımı ya da daha iyi bir deyimle yer değiştirmeyi iki şekilde örnekleyeceğim; bunlardan ilki Maorilerden, diğeri ise zorlanma nevrozuna sahip gözlemim altındaki bir kadın hastadan olacak: "Benzer bir sebeple Maori reisi ateşe üfleyemez; çünkü kutsal nefesi ateşe, oradan tencerenin içindeki ete, oradan bu eti yiyen kişiye geçer ve reisin nefesinin bulaştığı eti yiyen bu kişi ölür."
Sayfa 66 - Olimpos Yayınları·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
İlkel insanın ensesi korkusu
Örneğin Lepers Adası'nda (Yeni Hebrid Adaları'ndan biri) erkek çocuğu belirli bir yaşta anne evinden ayrılır ve "lokal" olarak adlandırılan yere taşınır. Burada düzenli olarak kalır, uyur ve yemeğini yer. Yine de yemek için evini hâlâ ziyaret edebilir. Ancak kız kardeşi evdeyse yemeğini yemeden geri dönmek zorundadır; kız kardeşi ortalarda yoksa kapının yanına oturup yemeğini yiyebilir. Kız ve erkek kardeş tesadüf eseri açık alanda karşılaşırlarsa, kız kaçmalı veya başka yöne doğru dönüp kendini gizlemelidir. Erkek kardeş kumsalda kız kardeşinin ayak izlerini görürse onları takip etmemelidir, aynısı kız için de geçerlidir. Erkek, kız kardeşinin ismini bile söyleyemez ve ismini içeren kelimeleri kullanmaktan sakın-mak zorundadır. Bu sakınma ergenlik töreniyle başlar ve yaşam boyunca katı bir şekilde devam eder. Anne ve oğul ara-sındaki sakınma yaşın artmasıyla beraber daha da ilerler ve genellikle anne tarafından uyulması daha zorunludur. Anne oğluna yiyecek götürürse, yemeği doğrudan vermek yerine yere bırakır. Ayrıca anne oğluna hitap ederken senli benli konuşmak yerine resmî davranır. Benzer gelenekler Yeni Kaledonya'da da görülür. Erkek ve kız kardeş karşılaşırsa, kız kardeş çalının arkasına saklanır ve erkek kardeş de başını ona doğru çevirmeden geçip gider.
Sayfa 44 - Olimpos Yayınları·Kitabı okudu
Tanrı'ya olan inancının, çocuksu çaresizliğin evrensel durumunun efsanevi bir yeniden üretimi olduğunu ekledi. İdeal baba figürü "Tanrı", her şeye kadir ve varlığın koruyucusu imajıyla çocukça isteklerin izdüşümü hâline geldi. İhtiyatlı bir iyimserlikle eğer çocuklar bağımlılıklarını aşabilirlerse, o zaman insanlık olgunlaşmamış karmaşasını geride bırakmayı umabilir
Sayfa 28 - Olimpos Yayınları·Kitabı okudu
Daha doğrusu rüyalar, isteklerin yerine getirilmesinin gizli ifadesidir. Nevrotik semptomlar gibi, ruh halindeki uzlaşmaların gerçekleşmeleriyle çelişen arzular ve yasaklar arasındaki etkileridir. Her ne kadar uyku, zihnin yasaklı arzuların günlük sansürünün gücünü gevşetebilse de bu san-sür-yine de- rüya var olduğu sırada kısmen devam eder. Bu nedenle yalnızca çarpıtılmış durumda yaşanan, gerçekte yasaklanmış arzular oldukları için değil, gerçeği anlamak için rüyaları deşifre etmek şarttır. Çünkü rüyalar analistin düzeltmesine ve anlamlandırmasına açıktır.
Sayfa 13 - Olimpos Yayınları·Kitabı okudu

BAY X

, bir kitabı okumaya başladı
Karen Armstrong
7.9/10 · 2.012 okunma