BAY X

BAY X

, bir kitap okudu
Puan vermedi·232 syf.·
3 günde okudu
·
2025 1. kitabı
Sigmund Freud
8/10 · 7,9bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Erkek çocuğunun kendini baba tanrının yerine koyma çabası gitgide daha açık bir şekilde görünmeye başlar. Tarım yapılmaya başlanmasıyla birlikte erkek çocuğunun ataerkil ailedeki önemi artar. Toprak ananın üzerinde yoğun emek harcayarak sembolik olarak tatmin ettiği ensest libidosuna yeni bir ifade verme cesaretini bulur. O sıralar Attis, Adonis ve Tammuz gibi tanrı figürleri, bitki örtüsü ruhları ve genç tanrılar ortaya çıkar; bunlar babalarına başkaldırarak anneleriyle ensest ilişkiye girerler. Ancak bu yaratımlarla dindirilemeyen suçluluk duygusu,mitlerde ana tanrıçaların bu genç âşıklarının ömrünün kısaltılmasıyla, kısırlaştırmayla ya da hayvan biçiminde görünen baba tanrının öfkesiyle cezalandırılarak ifade edilirdi. Adonis, Afrodit'in kutsal hayvanı olan yaban domuzu tarafından öldürülür; Kybele'nin âşığı Attis ise kısırlaştırmadan dolayı ölür. Bu tanrıların ölümü için tutulan yas ve yeniden dirilmelerinden duyulan sevinç, kutsallığı uzun süre ayakta kalacak olan başka bir oğul inancına geçmiştir.
Sayfa 222 - Olimpos Yayınları·Kitabı okudu
Tanrı ile kutsal havyan (totemin kendisi ve kurban verilen hayvan) arasında çok sayıda bağlantı olduğunu biliyoruz: 1. Her tanrıya genellikle yalnızca bir hayvan, bazen de birkaç hayvan kutsaldır. 2. Belirli kurbanlarda, özellikle kutsal olanlarda "mistik" olarak adlandırılan hayvan tanrıya kurban verilerek kutsallaştırılır. 3. Tanrıya sıklıkla hayvan olarak tapılır, ya da başka bir bakış açısıyla hayvanlara totemizm döneminden sonra uzun bir süre boyunca tanrı gibi tapınıldığı görülür. 4. Mitlerde tanrı sık sık bir hayvana dönüştürülür, genellikle bu hayvan onun için kutsaldır.
Sayfa 215 - Olimpos Yayınları·Kitabı okudu
Şimdi gözümüzün önüne böyle bir totem yemeğini getirelim ve ona daha önce yeterince düşünülememiş birkaç olası özellik ekleyelim. Dini gerekçelerle totemini vahşice öldürüp onun çiğ etini yiyen, kanını içen ve kemiklerini bile silip süpüren bir klan düşünelim. Aynı zamanda klanın üyeleri, özdeşliklerini vurgulamak istercesine kendilerini toteme benzeyecek kılıklara sokarak onun gibi ses ve hareketler yapsınlar. Ayrıca bu eylemlerin tek bir kişi tarafından gerçekleştirilmesinin yasak olduğunu ve yalnızca hepsinin katılımıyla gerekçelendirilebileceğini bilsinler. Eylem haya-ta geçirildikten sonra da katledilen hayvanın yasını tutup adına ağıtlar yaksınlar. İntikam tehlikesinden doğan korku sebebiyle de bu ölümün yasını tutmak mecburiyken, asıl amacı da Robertson Smith'in belirttiği gibi üzerinden katletmenin sorumluluğunu atmak olsun. Ancak bu yası, bütün dürtülerin zincirlerinden boşandığı ve her türlü isteğin doyuma ulaşmasına izin verildiği coşkulu bir şenlik takip eder. Burada bayramların iç yüzünü kolayca anlama fırsatı buluruz. Bayramlar, bir yasağın törenle delinmesine izin verilen ya da böyle yapılması buyrulan aşırılıklardır. Bayramı niteleyen aşırılıklar bayram atmosferine girilsin diye buyrulan bir emrin sonucunda gerçekleştirilmez, aksine bayramın kendi doğasında böyle bir aşırılık vardır. Bayram atmosferi, başka zamanda yasaklanan şeylerin serbest bırakılmasıyla ortaya çıkar.
Sayfa 206 - Olimpos Yayınları·Kitabı okudu
Robertson Smith kurbanın doğasıyla ilgili yaptığı bu incelemeden, insana benzeyen tanrılara tapınma döneminden önce totem hayvanının düzenli olarak öldürülüp yenmesinin totem dininin önemli bir bölümünü oluşturduğu sonucunu çıkarır. Böyle bir totem şöleni töreninde gerçekleşen olayların, daha sonraki zamanlarda bir kurban verme eylemini anlatan bir kaynakta bizim için saklanmış olduğunu düşünür. Aziz Nilus, milattan sonra dördüncü yüzyılın sonlarına doğru Sina Çölü'ndeki Bedevilerin bir kurban geleneğini anlatır. Kurban verilecek deve bağlanır ve taştan yapılma sunağa devrilir. Kabile lideri çevresinde-kilerden sunağın etrafında üç kez dönmelerini ve söylenen şarkıya eşlik etmelerini ister. Ardından hayvanda ilk yarayı açar ve fışkıran kanı hırsla içer. Bütün topluluk kurbana yumulur ve kılıçlarıyla hâlâ seğiren etten parçalar keserek aceleyle çiğ çiğ yer. Adına kurban verilen sabah yıldızının ortaya çıkışından güneş ışıkları çıktıktan sonra kaybolana dek geçen sürede kurban hayvanının eti, kemiği, derisi ve iç organları da dâhil olmak üzere tamamı yenilip yutulur. Kanıtlara göre çok eski zamanlara ait olan bu vahşi ayin, nadir sayılamayacak bir gelenek ve zaman içerisinde değişerek çeşitlilik gösteren totem kurbanlarının ilk hâlidir.
Sayfa 204 - Olimpos Yayınları·Kitabı okudu