Demek ki mutluluk mal ve evlat çokluğunda, mevkinin verdiği güçte, menfaat sağlamada ve maddi ilimde değilmiş.
Mutluluk; gözle görülmeyen, kiloyla ölçülmeyen, kasada saklanmayan; altınla, ruble ve dolarla alınmayan mânevi bir şeydir.
Mutluluk, insanın içinde duyduğu bir şeydir; gönül hoşluğu, kalp huzuru, vicdan rahatlığıdır.
Mutluluk insanın, içinden fışkıran, dışarıdan ithal edilmeyen bir şeydir.
Çağdaş İngiliz Filozofu Bertrand Rusell da -maddeci görüşüne rağmen şöyle diyor: "İnsan, tabiat ile tuttuğu güreşte ilim taktiği ile kazandı; ama nefsi ile yaptığı güreşte bir şey elde edemedi ve ilim silahının bir faydası dokunmadı. Şunu itiraf etmeliyiz ki hâlâ meydan dinindir."
"İzzet ve şerefimi artıran, nerede ise Ülker yıldızına ayak bastıran şey şudur: Senin, "Ey kullarım!" çağrına dâhil olmam ve Hz. Muhammed'i bana Peygamber olarak göndermendir."