Sadri Alışık denilen hergele her filmde ağlardı. O ağladıkça ben de ağlardım. Üçüncü şahıs olarak kalışına, hep gidici kadınları sevişine, bu gidiciliklerin bir mecburiyet gibi duruşuna, Sadri'nin bu mecburiyetlere, giden kişinin özgürlüğü olarak bakıp ona ihanet etmemek için kendisine ihanet edişine..
Yazarın frekansını yakalayamadım. Metinde neresi gerçek ayırt etmesi zor. Çoğunlukla kahramanın hayal dünyasında anlamsızca kayboldum. Okumasam çok merak ederdim, okudum en azından merakım gitti.