BFLY

Çağımız insanında itki ve teşvik öğeleri kısa bir süre sonra incelip önemini yitirdiği için, kişiler sürekli olarak, onlara hareket ve şevk verecek yeni öğelerin ihtiyacı içindedirler.
Sayfa 100 - SAY·Kitabı okuyor
Reklam
SAHİP OLMAK ESKİYİ GÜZELLEMEK Sahip Olmak ya da Olmak Erich Fromm
Ortam
"Kişilerdeki bu, insanlara sahip olma yolundaki ataerkil eğilim aşıldığında, endüstrileşmiş ülkelerdeki ortalama insanların mal-mülk kazanma, biriktirme ve bunu artırma arzulan ne olacak?" sorusu geliyor. Bunun cevabı, "Sahip olma alanının genişlemesi gerekir," biçiminde olacakhr. Kişinin ilgi alanı gelişip değiştikçe ve bunlar dostlarına, sağlığına, yaşam arkadaşına, gezilere, sanat yapıtlarına, Tann'ya ve kendi benliğine doğru yönelip, yayıldıkça, o dar boyutlu mal-mülk tutkusu da aşılmış olacakhr.
Sayfa 97 - SAY·Kitabı okuyor
Sahip olmak(!)
asıl haz, maddesel malları değil, canlı varlıkları mülkiyet altına almaktan doğar. Ataerkil toplumlarda en fakir adam bile, en azından karısının, çocuklarının ve hayvanlarının mülkiyetini elinde tutar, kendisini onların mutlak efendisi olarak görürdü. Olabildiğince çok çocuk doğurulması, insan mülkiyetine sahip olmanın ve çalışmak zorunda olmadan "sermaye birikimi" yaratmanın tek yoluydu. Bütün yükü kadının taşıması gerektiği düşünülecek olursa, ataerkil toplumlarda çocuk dünyaya getirme olayının, belirli bir aşamadan sonra kadının sömürülmesine yol açtığını rahatlıkla ileri sürebiliriz. Anneler ise kendi açılarından, küçük oldukları sürece, çocukları üzerinde egemenlik kurmaya çalışarak, bir denge arayışı içine girmişlerdi. Böylece ortaya garip bir kısır döngü çıkmaktaydı. Sömürülen kadın, çocuklarını sömürmekte, büyüyen çocuklar ise babaları ile birlikte bu kez yine kadına egemen olmaktaydılar.
Sayfa 97 - SAY·Kitabı okuyor
Çok iyi
Toplumda yaygın olan ve kabul gören kurallar, üyelerin karakterlerini de belirler (sosyal karakter). Bizim durumumuzda bu karakter, mülkiyeti kazanmak, onu tutmak ve arthrmak (kar) arzuları i altında biçim bulmaktadır. Ama insanların çoğu, hiçbir şeye sahip değillerdir. Peki o halde, mülkiyete sahip olmayan bir sürü insan, onu kazanmak, elde etmek ve saklamak tutkusunu nasıl geliştiriyor? Mülkiyete sahip olmadan, kendini böyle hissetmek nasıl gerçekleşiyor acaba?
Sayfa 96 - SAY·Kitabı okuyor
Reklam