Toplum, "düzgün bir insan olursan kazanırsın" yalanını satıyor ama vitrinde her zaman o "bedel ödemeyenleri" tutuyor. Bu, emeğe ve adalete inanan birinin sabrını taşıracak türden bir haksızlık. İdeolojilerin, siyasetin veya gündelik boş konuşmaların bu derin boşluğu kapatamadığını, aksine üzerine bir katman daha samimiyetsizlik eklediğini düşünüyorsun. Bu sessiz kalma ve görünmez kılınma hali, insanı en çok tüketen şeydir.