GS1905

GS1905
@BLL1905GS
Gitdin ammâ ki kodun hasret île câni bile Istemem sensiz olan sohbet-i yârâni bile. Ey sevgili! Sen gittin, ama canımı hasretle başbaşa bıraktın. Sen olmadıktan sonra ben dostlarla sohbet etmeyi bile istemem.
Lisans
CİZRE
186 okur puanı
Nisan 2025 tarihinde katıldı
GS1905 tekrar paylaştı.
Filistin....
Hani mümin, müminin kardeşi idi.. Kuranda senin hayatında değil... Mekanın cennet üstadım..
Kadir Mısıroğlu
Kadir Mısıroğlu
Filistin
“Aşkın Suçu Yoktur: Gören Göz mü, Yazılan Kader mi?”
"Ey ay yüzlü sevgili! Seni gözüm gördü, gönlüm de sevdi. Kurbanın olayım, benim bunda hiç günahım var mı? Gel, iyiliğin ve lütfunla beni sevginle mutlu et. Bizi ayıran kara talihim ve kıskançların ateşi yok olup gitsin.” Bir derviş, Allah aşkıyla yanıp tutuşur. Geceleri ibadet ederken ağlar, “Seni seviyorum” diye dua eder. Bir gün içinden şöyle bir sesle yakarır: “Ya Rab, seni sevmekten başka ne yaptım ki bu kadar yanıyorum?” Rivayete göre kalbine şöyle bir ilham gelir: “Sen beni sevdiğini sanıyorsun ama seni bana sevdiren Ben’im.” Derviş o an anlar ki bu aşk kendi çabasıyla değil, ilâhî bir çekiş ile başlamış. O zamana kadar “Ben seni buldum” sanırken, aslında “Bulunan kendisiymiş.” Sonra şöyle der: “Öyleyse beni senden uzak tutan ne varsa al, yak, yok et.” Bu noktada dervişin duası değişir: Dünya nimetleri değil, sadece yakınlık ister. Acıyı bile razı olarak kabul eder; çünkü o ateşin içinde sevgilinin kokusu vardır. “Âşık olduğunu sanırsın, ama aslında sevilen olmaya çağrılmışsındır."
Alıntı
“Gönül Yarasında Rahmet İzleri”
Bir dervişin başına dertler üst üste gelmiş. Dostları gitmiş, geceleri uykusu kaçmış. İçinden sürekli bir “âh” yükselirmiş. Önce bu hâline kızmış: “Bunca ibadete rağmen niye kalbim böyle yanıyor?” demiş. Bir gece dayanamayarak dergâhtaki şeyhine gitmiş. Gözleri dolu dolu: “Efendim, gönlüm paramparça. Sürekli içimden bir âh çıkıyor. Bu hâlden kurtulmak istiyorum.” Şeyhi gülümsemiş: “O yanış sandığın şey, kalbinin Allah’a konuşmasıdır. İnsanlar yanındayken dil konuşur, yalnız kalınca kalp konuşur. Senin ‘âh’ın, Allah’a en yakın olduğun andır.” Derviş o gün anlamış: Onu inciten şey aslında uzaklık değil, yakınlıkmış. Ondan sonra her iç çekişinde şunu hatırlamış: Gönül yaralanırsa ilacı âhtır. Kalbi mahzun olanın dostu Allah’tır.
“Keder de Misafirdir, Sevinç de”
Ey nazlı, ay yüzlü sevgili; bu güzellik bir gün geçer. Bizi ayrılıkta bırakan bu şaşkınlık ve keder gecesi de geçer. Dileğimiz kabulün en yüce derecesine ulaşmasa bile, Ey sevgili, felâketten doğan ahlarımız yerde kalmaz; o acı da geçer. Gönül aynanı temizle, içini ve bedenini arıt; Sevinç vakti de gelir, sıkıntı mevsimi de geçer.
Alıntı