Sabah Yıldızı
Kızıl Yükseliş ve Altın Oğul'dan sonra olan olayları güzel bir biçimde anlatan bir kitap. İlk kitaptaki çoğu yargılarım ikinci ve bu kitapla birlikte tamamen kırıldı. Çünkü, o ilk kitaptaki "Altınlar çok güçlü", "Altınlar yenilmez", "Altınlar yüce" algısı tamamen yıkıldı ve ne kadar pislik yaratıklar olduklarını gördüm. Ne kadar önemsiz, şerefsiz, bencil olduklarını daha iyi gördüm. İlk kitaptaki korkulan karakterler burada basit ve önemsiz kişiler olarak görünür oldu. Birinci kitapta Darrow'un hedef koyduğu mevkilerin de ne kadar boş olduğunu ve hiçbir anlam ifade etmediğini bu kitapta gördüm.
Darrow'un kendisi de çok değişmişti. Artık ne tam bir kızıldı ne de altındı. Şans verilse ve eski hayatına dönme fırsatı olsa, geri dönemezdi. Şu anki hayatındaki şeyler, bildikleri ve konumu onu aşağıda yaşamasına izin vermezdi. İntikamla başlayan yolculuğu, Kısrak'la (Virginia) yeni bir sistem kurma amacına döndü.
İhanetler, yeni ittifaklar, fedakârlıklar, savaşlar, psikolojik anlar, sessizlik ve suskunluklar, dostluklar ve düşmanlıklarla dolu bir kitaptı Sabah Yıldızı. Sadece Darrow'un etrafında dönmekle kalmayıp, diğer karakterleri de derinlemesine bize sunmuş. Her bir karakterin değişimi, gelişimi, yaşadıkları, düşünceleri ve dahası iyi işlenmiş.
Sevro'nun nasıl bir yük altında kaldığı ve bu yükü taşıma zorunluluğu hissetmesi, o yükü de Darrow'la bölüşmenin getirdiği hafifleme ve rahatlama, sevdiği kadını koruma içgüdüsü, Uluyanları'na olan bağı, sorumluluklarına karşı sergilediği tutumu, inişli çıkışlı bir karakter olmasıyla gözümde favorilerimden biri diyeceğim bir yerde.
Ragnar gibi birinin nasıl tüm seri boyunca sadakatini koruduğuna hiç şaşırmadım. Hikayedeki büyük abi rolünü çok iyi oynadı. Söyleyecek fazla