Bir fırtına tuttu bizi deryaya kardı,
O bizim kavuşmalarımız a yârim mahşere kaldı.
Mahpushanede yata yata her yanlarım çürüdü,
Yollara baka baka a yârim ela gözler süzüldü.
"Aleviler Türktür. Bilmem Ekselans Başvekil ne düşünüyorlar. Alevi, ateşe tapan demektir. Onlar eski Türklerdir. Ateşperest Türklerdir. En nihayet lisan, Arapça, Türkçe vesaire, bir ırkın ayırt edici vasfı değildir. Kendilerine soracağım: Acaba bütün Suriyeliler hangi ırktandır, Arapça konuşmalarına rağmen? Belki aynı ırktanız. Tabii. Ben bu nokta üzerinde durmayacağım. Fakat batıdan bir millet gelecek, bunu tayin edecek. Bu benim hoşuma gitmiyor."
-Mustafa Kemal Atatürk, Atatürk’ün Bütün Eserleri, cilt 30, s. 121.