Tek tesellim ölümden sonra hiçlik ümidiydi; orada tekrar yaşamak düşüncesi içime korku salıyor, beni hasta ediyordu. Ben ki henüz yaşadığım dünyaya alışamamışım, bir başka dünya neyime yarardı benim? Bana göre değildi bu dünya; bir avuç yüzsüz, dilenci, bilgiç, kabadayı, vicdansız, açgözlü içindi; onlar için kurulmuştu bu dünya. Yeryüzünün, gökyüzünün güçlerine avuç açanlar, yaltaklanmasını bilenler için.
Kendinden nefret eden biri başka birini sevebilir mi ? Kendi kendisinden canı sıkılan, kendinden yorulmuş biri içinde yaşadığı topluma mutluluk verebilir mi?