Kitabın adı Kadınlar ama kitapta gerçek anlamda "kadın" yok. Sadece Chinaski’nin yatağından gelip geçen, isimleri değişse de tepkileri ve hikaye içindeki işlevleri neredeyse aynı olan gölgeler var. Kadınlar sadece birer nesne veya birer "durak" olarak konumlandırılmış. Bu da metni tek boyutlu kılıyor.
Eğer hayatın sadece içki ve rastgele ilişkilerden ibaret olduğu, felsefi derinliğin yerini alkol buharına bıraktığı bir "durum" okumak istiyorsanız Bukowski tam size göre. Ancak ben bir kitaptan kurgu, karakter derinliği ve bir "ana düşünce" bekleyen taraftayım. Kadınlar, benim için yarım bırakmamak adına bitirdiğim ama bittiğinde de "Eee, yani?" dediğim bir deneyim oldu.