Epidaph

Epidaph
Sonsuzluğa açılan kabına sığmayan bir hiçliktir düşlerim.
Mark Rothko
Rothko’nun tuvali, sadece renklerden ibaret değildir. Renk, bakışın sınırlarını aşar; titreşir, ağırlaşır, dokunur. Her tekrarında aynı gibi görünen yüzey, aslında bambaşka bir yoğunluğu açar. Bir bakışta çağırır, başka bir bakışta seni içine alır. Çağrılmak ile yaklaşmak arasındaki sınır kaybolur. Husserl’in fenomenolojisi bu deneyime ışık tutar: Yargıları askıya alıp, görüneni olduğu gibi bırakmak… O an, renk “sadece renk” olmaktan çıkar, bir fenomen hâline gelir. Yönelimlilik, bakışın ve tuvalin birbirine dokunuşunda görünür olur. Deleuze ise bunu duyumsamanın mantığına taşır. Renk, bedeni ve zihni aynı anda harekete geçirir; göz sadece görmez, bedenin bütün duyuları birlikte yankılanır. Böylece Rothko, her izleyicinin kendini açışına göre, sonsuz kez başka bir tuvale dönüşür.
Reklam
Rüyamda spiral oldum
Aşağıya çağıran bir dönemeç. Çekim var, korku yok. Her kıvrımda beliren — bulanık, yarım, sembolik izler. Ben: seyirci. Dokunmadan, kaymadan, yalnızca tanık. Spiral: mekân mı, yoksa mekânsızlık? Zaman orada genişler mi, büzüşür mü? Ben ayrı mıyım, yoksa spiral benden mi örülüyor? Anılar: bana ait, ama benden bağımsız. Yaklaşınca eriyor, iz bırakmadan uçuyor. Uyanış: geriye yalnızca bir yankı.
Olumlu olarak ise Bacon, duyumsamanın, bir "düzen"den diğerine, bir "düzey"den diğerine, bir "alan"dan diğerine geçen şey olduğunu söylemeyi hiçbir zaman bırakmamıştır. Bu yüzdendir ki duyumsama, biçimsizleştirmenin efendisi, bedenin biçimsizleşmesinin failidir.
Sayfa 42·Kitabı okudu
Acı çeken insan bir hayvan, acı çeken bir hayvansa insandır. Oluşun gerçekliğidir bu. Sanatta, siyasette, dinde veya başka bir alanda devrimci olup da, bir hayvandan başka bir şey olmadığı o sıradışı anında farkına vararak, ölen danaların sorumluluğunu değil de, ölen danalar karşısında sorumluluk hissetmeyen biri var mıdır?
Sayfa 32·Kitabı okudu
Bacon ancak kasap dükkanlarında dindar bir ressamdır. "Mezbahalar ve etle ilgili imgeler beni her zaman etkilemiştir, bunlar benim için Çarmıha Gerilmenin ifade ettiği her şeye yakından bağlıdır... Şüphe yok ki, biz etten oluşmuşuz, güç halindeki iskeletleriz. Kasaba gittiğimde neden orada, o hayvanın yerinde olmadığım sorusu beni hep şaşırtmıştır..."
Sayfa 31·Kitabı okudu
Reklam