Meğer medeniyet dediğimiz şey, bir sonraki öğünün garantisi altındaymış. Refah bittiği an körlük başladı; ama asıl körlük gözlerin kapanması değil, karnı doyanın yanındaki aç çocuğu unutmasıymış. Görmek, sadece ışığı değil, sorumluluğu da yüklenmekmiş. Körlük
Herkesin sadece hayatta kalmaya çalıştığı bir vahşet çağında, birinin "insan kalmaya" gönüllü olması dünyayı kurtarmaya yetermiş. Herkesin gözleri açıldığında kendi konforuna koştuğu bu dünyada, kurban olunacak tek bir kişi vardı: Bize bakmayı değil, görmeyi öğreten o kadın... Körlük