Babil

Babil
Winston slender blue
Tanrı'yı evrenin dışında, zamandan ve mekandan münezzeh (aşkın) bir yaratıcı olarak değil, evrenin kendisi, doğanın özü veya evrenin içinde var olan bir güç (içkin) olarak tanımlayan bir görüştür. Bu panteizm değildir. Peki ne demektir? Tanrı evreni yaratıp bir köşeye çekilmemiştir evren tanrının içinde onun tözüyle hayat bulan bir şeydir.
1000Kitap
Reklam
Körlük kitabı üzerine bir inceleme yazısı
Puan vermedi·336 syf.··
2026 4. kitabı
Körlük modern uygarlığın ontolojik çürümesini anlatan bir felaket romanından çok daha fazlasıdır; o, insanın kendi varlığına dair kurduğu bütün anlam rejimlerinin çöküşünü teşhir eden karanlık bir varoluş alegorisidir. Romanda salgın biçiminde yayılan körlük yalnızca görme yetisinin kaybı değildir; hakikatin, ahlakın ve bireysel öznenin çözülüşüdür. Fakat bu çöküşün en sarsıcı tezahürü, karakterlerin isimlerden mahrum bırakılmasıdır. Onları yalnızca “doktor”, “doktorun karısı”, “ilk kör”, “siyah gözlüklü kız” gibi sıfatlarla tanırız. Çünkü Saramago için isim, yalnızca dilsel bir işaret değil; insanın ontolojik bütünlüğünün simgesidir. İsim, insanın dünyadaki metafizik izidir. Bir bireyi yalnızca diğerlerinden ayırmaz; ona tarih, hafıza ve özne olma bilinci kazandırır. İsim sayesinde insan, anonim varoluşun karanlığından sıyrılarak “ben” diyebilir. Ancak salgın ilerledikçe romanın evreninde “ben” fikri parçalanır. İnsanın şahsiyeti çözülür ve geriye yalnızca biyolojik varoluş kalır. Bu nedenle karakterler isimleriyle değil, işlevleriyle anılır. Çünkü uygarlığın cilası kalktığında insan, modern dünyanın sandığı kadar özgün bir özne değil; yalnızca hayatta kalmaya programlanmış çıplak bir organizmadır. Burada José Saramago modernitenin birey anlayışına acımasız bir saldırı yöneltir. Kapitalist ve bürokratik toplum insanı zaten çoktan bir kimlikten ziyade işleve indirgemiştir: doktor, işçi, memur, güvenlik görevlisi, tüketici… Romanın isimsiz karakterleri aslında çağdaş dünyanın anonim insanlarıdır. Çünkü modern düzen bireye özgürlük verdiğini iddia ederken onu görünmez sistemlerin içinde eriten devasa bir makineye dönüştürür. Körlük salgını ise bu hakikati yalnızca görünür hale getirir. Roman boyunca insanların kısa sürede yağmaya, şiddete ve vahşete sürüklenmesi,
1000Kitap
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132bin okunma
İyilik ve güzellikten bahsediyorsak bunların korunması gereken bir zemin olması gerekir aksi durumda sadece romantizm yapmış oluruz
Alıntı
Modernizasyon, önce kavramları doğru düzleme oturtularak başlanmalı. Yoksa söylenen tüm konuşmaların bir etkisi olmaz
1000Kitap
George Washington 1776-7 yılında amerika kıtalar Ordusu başkanıydı yani tüm amerikanın genel kurmay başkanıydı ABD’nin bağımsızlık savaşını kazanan generaldi ve amerikanın o dönem en güçlü kişisiydi savaşı kazandıktan sonra iktidarı eline geçirebilirdi ama o ne yaptı İktidarı sivillere bırakarak virginia’daki çiftliğine döndü Toplanan abd meclisi George Washington’u aday gösterdiler ve başkan seçilince çiftliğinden mecburen Washington’a gelmek zorunda kaldı o dönemin abd başkanı için 2500 $ (çok fazla bir paraydı) maaş belirlediler ama Washington bunu kabul etmedi abd meclisi sadece zenginler başkanlığa gelmesin diye Washington’u ikna edip maaşı almasını sağladılar. ABD’nin ilk başkanıydı ne yapsa kendisinden sonra gelenler için meşrutiyet sağlayacağının farkındaydı 2. Dönemini bitirince bir daha aday olmadı ve ABD’nin 2 dönem geleneğini başlattı Virginia daki çiftliğine geri dönüp sade bir vatandaş olarak yaşamına devam etti Demokrasi kültürü için kısa bir hatırlatma yaptık. Demokrasi bir kanunlar bütünü değildir kitaplarla yazışan hukuksal metinlerde değildir Demokrasi bir kültürdür dünyanın en özgürlükçü anayasasını yapsanız bile o kültür yoksa neo patrimonyalist düşünce modern kurumlarda kendini belli eder.
1000Kitap
Reklam