Babil

Babil
Winston slender blue
TARİHSEL SOSYOLOJİ VE SİYASAL TEOLOJİ BAĞLAMINDA DİNÎ SÖYLEM
Puan vermedi
TARİHSEL SOSYOLOJİ VE SİYASAL TEOLOJİ BAĞLAMINDA DİNÎ SÖYLEMİN MEŞRUİYET ÜRETİMİ: ANTİK İMPARATORLUKLARDAN POST-SEKÜLER TÜRKİYE’YE BİR İKTİDAR ANALİZİ Din olgusu, insanlık tarihinin yalnızca metafizik ve aşkınlık eksenli bir fenomeni olarak değil; aynı zamanda siyasal egemenlik ilişkilerinin, ekonomik tahakküm biçimlerinin ve ideolojik hegemonya mekanizmalarının kurucu bileşenlerinden biri olarak değerlendirilmelidir. Tarihsel süreç içerisinde din, bireyin kutsalla kurduğu ontolojik ilişkinin ötesine taşınarak, devlet aygıtlarının meşruiyet üretiminde işlevsel bir aparat hâline dönüşmüştür. Bu bağlamda din, kimi zaman egemenliğin sembolik sermayesi, kimi zaman tahakkümün retorik zemini, kimi zaman ise ekonomik yeniden dağıtım ilişkilerinin kutsal referanslarla rasyonalize edilmesini sağlayan bir hegemonik diskur olarak tezahür etmiştir. Özellikle siyasal teoloji literatürünün işaret ettiği üzere, egemenlik ile kutsallık arasındaki ilişki tarihsel olarak birbirinden ayrıştırılamaz bir mahiyet taşımaktadır. Carl Schmitt’in “modern devlet kuramının bütün önemli kavramları dünyevileştirilmiş teolojik kavramlardır” önermesi, bu dönüşümün teorik çerçevesini sunmaktadır. Devlet, kutsalın dünyevî temsilcisi olarak kendisini aşkın bir otorite düzlemine yerleştirirken; din de siyasal iktidarın toplumsal rızayı üretme kapasitesini artıran bir ideolojik üstyapı unsuruna dönüşmektedir. Antik Yakın Doğu uygarlıklarında dinî söylem, modern dönemdeki ideolojik manipülasyon biçimlerinden farklı olarak daha çıplak bir iktidar pratiğinin metafizik çerçevesini oluşturuyordu. Yeni Asur İmparatorluğu , Ahameniş imparatorluğu ve Eski Mısır siyasal organizasyonlarında fetihlerin temel motivasyonu ekonomik artı-değerin denetimi, verimli tarım havzalarının kontrolü ve ticaret arterlerinin
Carl SchmittReinhard Mehring · Polity · 20131 okunma
Reklam
Bu ülkenin snowball’ı bitmez
Alıntı
İyi bayramlar, çocuklar gibi şen şakrak bir bayram dilerim
Alıntı
Hazır kurban bayramı gelmişken Ali Şeriati gibi soralım Senin İsmail’in kim?
Alıntı
Biriciğim
Hiç kırgın değilim. bu hayatta seni kim incittiyse hepsi için ben özür dilerim. Yüreğinin telaşını biliyorum. İçinde hala sancıyan eski ağrılarının aktığı nehir... Sakın üşümesin gözlerin, kirpiklerine yağmur değdirme. Beni güldürdüğün düşündürdüğün şarkılara, günlere, içimde yarattığın bahçeye minnettarım. Hiç ayrılık içini tutmasın. Olurda özlersen , saçını taradığımı düşün. Birlikte dinlediğimiz şarkımızı mırıldan. Elinin kalbinde attığı gecelere git... Gözlerimin en güzel bildiği bahçesin. Daha önce hiç bahar omuzumda uyumamıştı Sen onun hayallerini kurdurdun bana. Kırlarda, lise yılların sokaklarında dolaştırdın Ne güzel kokuyor dudaklarımda hala adın... Avuç içlerini öp benim için Unutma! Hala kalbimde sıcacıksın. Son gece belki son yazı... Uykunda gözlerinin ucunu öperken saçların omuzuma düşüyorsa “ Dünya iyi bir yerdir” diye mırıldan Kısacıkta olsa evet “ Dünya iyi bir yerdir” Seni sevmek, ne güzel bir deniz... hoşçakal güzellik.
Alıntı