Bahar Leyla

On Sözcükte Çin
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2026 23:59
Sevdiğim yazar Yu Hua’dan okuduğum dördüncü ve çokça beğendim eser olan On Sözcükte Çin, hem yazarın hayat serüvenini hem de Çin’in tarihini ve özellikle 1940–1978 yılları arasındaki Mao Zedong yönetiminden günümüze gelişini sade ve akıcı bir dille anlatıyor. Yazar, diğer kitaplarında da sıkça değindiği Kültür Devrimi ve Çin halkının yaşadığı baskıları bu eserinde daha doğrudan ve detaylı bir şekilde ele alıyor. Kitapta, Çin’in siyasi ve sosyal olarak neler yaşadığı; Komünist Parti’nin halkın yaşamına etkileri, bizzat yazarın kendi yaşantısından ve örneklediği hikâyelerden yola çıkılarak aktarılıyor. Yu Hua, Çin’in günümüze kadar geçirdiği dönüşümü on sözcük üzerinden konu başlıklarıyla anlatıyor. Yaklaşık yarım yüzyıllık bu süreçte, Çin’in siyasi ve sosyal tarihinin ne denli değiştiğini; 1940’lı yıllardaki ağır baskı, kıtlık, Kültür Devrimi, yasaklar, ifşalar ve halkın adeta ilahi bir korkuyla yaklaştığı Mao Zedong’un katı ideolojik yönetiminden, günümüzdeki Çin’e nasıl geçildiğini akıcı bir biçimde kaleme alıyor. Yönetimi sırasında 30–40 milyon insanın açlıktan öldüğü bir lider düşünün: Halk, topraklarını ve evlerini terk etmeye zorlanmış, komün sistemine geçirilmiş; yönetime karşı her fikir ağır cezalarla bastırılmıştır-korkutulmuş. Parti tarafından ahlaki veya uygun bulunmayan kişiler ve davranışlar Dazibao yoluyla tüm halka isimleriyle ifşa edilmiş, bireylerin gelecekte seçeceği mesleklere dahi devlet karar vermiş. Ateist bir toplum yapısına rağmen, devlet ve eğitim sistemi adeta Mao Zedong’u ilahlaştırmak üzerine kurulmuş. Yu Hua, devletin halk üzerindeki baskısını ve bu baskı altında yazarın ve çevresinin yaşadıklarını, insanların nasıl korku içinde, sürü psikolojisiyle hareket etmek zorunda kaldığını son derece net bir şekilde kaleme almış. ⸻ —
Duygu ve Düşünce
On Sözcükte ÇinYu Hua · Jaguar Kitap · 2020328 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
‘YAŞASIN CUMHURİYET’
10/10
·512 syf.··
Beğendi
·
2025 64. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2025 15:05
Tarih kitabı okumaya yeni başlayacaklar ve özellikle padişahları tanımak isteyenler için Reşad Ekrem Koçu’nun kitaplarını şiddetle tavsiye ederim. Reşad Ekrem Koçu’yu diğer tarih yazarlarından ayıran ve benim en sevdiğim yönü, anlatımının akıcılığı. Akademik makale tarzında bir tarih dili yerine daha romansı, kurgusal bir üslup kullanması kitabı kolay okunur ve sürükleyici kılıyor. Bu kitapta Koçu, savaş ve fetih detaylarından çok padişahların tahta çıktıkları dönemlerde yaşanan belirleyici olaylara, saray yaşamına, entrikalara ve döneme ait kesinleşmemiş; okuru meraklandıracak, araştırmaya itecek bolca rivayet ve nadir bilgilere yer veriyor. Kitap, Osmanlı’nın kurucusu Osman Gazi’den son padişah VI. Mehmed Vahdettin’e kadar uzanıyor. Osmanlı’nın gücünü ve ihtişamını anlatmasının yanı sıra, tek adam rejiminin ve mutlak iktidarın nelere sebep olabileceğini de görüyoruz. Saraydan çıkan tabutlar, cellat korkusuyla deliren nevcivam şehzadeler, kelle korkusuyla sağlanan itaat; büyük bir imparatorluğun insanlar üzerindeki ağır bedelleri. Reşad Ekrem Koçu’nun kitabı bu yüzden, çok anlamlı bir şekilde, “Yaşasın Cumhuriyet” cümlesiyle sona eriyor.
Osmanlı PadişahlarıReşad Ekrem Koçu · Doğan Kitap · 2015251 okunma
9/10
·208 syf.··
Beğendi
·
2025 58. kitabı
·
6 saatte okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2025 09:20
Bahçıvan ve Ölüm – Kişisel Okuma İncelemem Bu kitapla tanışmam, başka okurların övgüleri sayesinde oldu. Bir kişi, not olarak yakın zamanda kayıp yaşamış kişilere okumamalarını önermişti. Ne var ki, ben yakın zamanda birini kaybetmemiştim ve “ne kadar duygusal olabilir ki?” diye düşünmüştüm. Fakat daha ilk sayfalarda boğazımda bir yumru hissettim, akabinde gözlerim de buna eşlik etmeye başladı tabi. Hissettirdikleri hayli sert ve sarsıcı bir roman. Ne kadar duygusal,hassas bir konu olsada yazar aşırı dramdan kaçınıp oldukça naif yazmış. daha ilk sayfada babasının öldüğünü bildiriyor. Ardından babasının hastalık ve vefatıyla birlikte yas sürecini ve babasıyla ilişkisini konu alıyor; bu süreçte doktor kapılarında ki çaresiz umut bekleyişleri, Ölümü ertelemek için doktorla yapılan zaman pazarlığını ve sona yaklaştıkça hastalığın gölgesinde babasının geçmişini anlamaya çalışması. Ölüme giden birini uğurlarken kalanların ne yapıp ne düşüneceğini bilememesini ve kaçınılmaz yas sürecini sade, derin ve insancıl bir dille anlatıyor. Okuma sürecinde ben de yazarla beraber oradaydım:kimi zaman babasının nefes alış verişini kontrol ettim, kimi zaman merdivenlerde tekerlekli sandalyenin arkasında soluklanmasını bekledim. Kitap, ölümün korkutucu gerçeğini ve hastalığın insanı nasıl çaresizleştirdiğini çok net hissettirdi. Okurken, ileride hiç yaşamak istemeyeceğim kayıplarla, yas sürecimle ve sessiz korkularımla yüzleşmek zorunda kaldım. Kitap boyunca insan kayıplarını anımsıyor. Ben de naçizane, bu kitabı yakın zamanda kayıp yaşamış ve yas sürecinde olanların ertelemeleri gerektiğini düşünüyorum .
Bahçıvan ve ÖlümGeorgi Gospodinov · Metis Yayınları · 202514,4bin okunma
İri Memeler ve Geniş Kalçalar
6/10
·1040 syf.··
2025 57. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 25 Ekim 2025 19:03
Bu kitabı popülerliği ve çin edebiyatına merakım nedeniyle Yaşam ve Ölüm Yorgunu ile birlikte almıştım.Mo Yan’ın anlatımı gerçekten güçlü; betimlemeleri canlı, ustalıkla yazmış. Başta gayet iyi gidiyordu. Fakat roman boyunca yer alan bazı rahatsız edici temalardan, bunaltıcı detaylardan ve EVET meme anlatımını sürekli okumakta zaman zaman sıkıldım ve zorlandım. En çok üzüldüğüm de anne karakteri oldu ne çekti bu kadıncağız. Karakter sayısının epey fazla oluşu ve isimlerin karışıklığı da beni epey yordu. Başta “1. abla, 2. abla” şeklinde anılan karakterlerin daha sonra kendi isimleriyle yer alması (isimleri aklımda tutmak zor oldu) takip etmemi zorladı. Ayrıca bazı bölümlerde karakterler gidip, ortadan kaybolup sonra geri döndüğünden olay örgüsünde kopukluklar hissettim. Hikâye jintongun tatlı “sukabaklarım” diye tabir ettiği annesinin memelerinden bir türlü ayrışamayan sinir olunası işe yaramaz oğlu tarafından anlatılıyor. Gerçekten annenin yaşadığı olaylar , fedakarlığı ve annelik anlatımı , çin in yokluk , yoksulluk dönemlerini anlatımı çok güzeldi . Fakat oğlan çocuğunun kitabının yarısına gelmeme rağmen hala kadın bedenini ve yine memeleri ,kadınların ,ablalarının bedenlerini uzun uzun anlatışı fazlaca detaylandırışı bunaltmaya başladı. Bana göre okuması zor, rahatsız edici kısımları vardı. Çin’in toplumsal ya da tarihsel arka planı ise beklentimi karşılamadı. Kurgu yönü ağır bastığı için özellikle “peri” olan üçüncü ablayla empati/bağ kurmakta zorlandım; buna karşın dördüncü ablanın fedakârlığı oldukça duygusaldı, onun yaptığı fedakarlığı diğer ablaları yapmadı. Genel olarak dolu, doyurucu bir kitap olduğunu düşünmüyorum; ancak yazarın akıcı kalem gücüne, anlatımına ve betimleme yeteneğine büyük saygı duydum. Çevirmenin başarısını da özellikle belirtmek
İri Memeler ve Geniş KalçalarMo Yan · Can Yayınları · 20191,032 okunma