Bu kitabı iki ayda bitirmiş olmanın verdiği bir tat var ağzımda çünkü yaşadığım sancıyı biliyordum. Ve bununla okumak hepsinden daha farklıydı.
Aklımda en kalan şey 'kitaplar yazılmıştı, önceden yazmıştım' kısmıydı sanırım. Aşk yanılsaması üzerine bir daha düşündüm, nasıl solup gideceği üzerine bir daha düşündüm. Düşündüm de düşündüm ve sonunda aslında her birimizin birer Martin Eden olduğuna inanmaya başladım.
*Bundan sonrası spoiler uyarısı!*
Gerçi Martin biraz daha onurluydu sanırım, nasıl doğduysa öyle yaşadı nasıl yaşadıysa öyle öldü. Evet, belki birileri nasıl yaşadıysa öyle öldü kısmına karşı çıkacaktır. Bunu anlamakta pek de zorluk çekmem. Ama o hep denizlere aitti, tıpkı bizim nereye ait olduğumuzu bilmemize rağmen farkli şeylere tutunma çabamız gibi.
Daha çok da şey söylenir bu kitap hakkında. Ama ne kadar çok söylense bir o kadar da anlamsızlaşır gibi.
En net söyleyebileceğim şey, bitirmesi iki ay sürmüş olsa da oldukça sevdiğim.