Bahar

Bahar
@Baharca_
MEB/ Türkçe Öğretmeni
2000
772 okur puanı
Eylül 2017 tarihinde katıldı
Puan vermedi·304 syf.··
2025 124. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 23 Aralık 2025 17:16
ONU SEVDİĞİM ZAMANLAR... Uzun zaman sonra ilk defa bir kitap kapağını kapattığım anda "Bu kitapla ilgili bir şeyler yazmalısın." hissi yaşattı. Kitabımız Paris'te göçmenleri geri göndermekle görevli Geri Gönderme Merkezi Müdürü Eleonore'un merkezdeki Suskun-84 adlı göçmene ilgisini yöneltmesiyle başlıyor. Eleonore göçmenin boynundaki bellek sayesinde yavaş yavaş göçmenin hikâyesini çözmeye başlıyor. Burada Eleonore'un vicdanen nasıl bir değişim ve gelişim geçirdiğini çok net görüyoruz. Suskun-84 adlı karakterimiz Kemal Varol'un diğer kitaplarının mekânı olan Arkanya'da, 6 erkek kardeşin en küçüğü olarak dünyaya geliyor. Ailenin sağ- sol çatışmasının en şiddetli dönemlerine denk gelen hayatlarında yaşadıkları sorunları, dönemin sosyopolitik durumunu gayet etkili şekilde vermiş yazar. Bu kitap Kemal Varol'un okuduğum diğer kitaplarına kıyasla çok da sevdiğim bir eser olmadı açıkçası. Taa ki son sayfaya kadar... Okuduğumuz her şeye bakış açısını değiştirip kitabı tekrar okumaya teşvik eden son bir cümle vardı. O cümleye kadar kitap benim için sıradan bir kitaptı ama nedense o cümlede bambaşka bir düşünceye sevk etti beni. Zülfü Livaneli'nin "Kardeşimin Hikâyesi" adlı kitabına benzer bir son vuruş ve muhtemelen unutmayacağım bir son oldu.
1000Kitap
Onu Sevdiğim ZamanlarKemal Varol · Doğan Kitap · 20251,846 okunma
CEVDET BEY VE OĞULLARI KİTAP İNCELEMESİ
Puan vermedi·649 syf.··
2025 13. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2025 12:25
BEN NEYİM? NASIL YAŞAMALIYIM? Cevdet Bey ve Oğulları, Orhan Pamuk'un 1974 yılında yani 22 yaşındayken yazmaya başladığı ve 1978 yılında bitirdiği ilk romanı.
Cevdet Bey ve OğullarıOrhan Pamuk · Yapı Kredi Yayınları · 20247bin okunma
Müptezeller Kitap İncelemesi
Puan vermedi·163 syf.··
2025 8. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 19 Ocak 2025 21:35
Müptezeller, Emrah Serbes'ten okuduğum ilk kitap oldu. Kitapta biraz ilerlemişken Emrah Serbes'in karıştığı olayları duyunca kitaba ve yazara karşı biraz soğudum açıkçası. Normalde de yeraltı edebiyatını çok sevmeyen biri olarak bu olayların da etkisiyle açıkçası kitaba pek ısınamadım. Kitapta, adına uygun olarak çaresizliğin ortaya çıkardığı bir müptezel ve onun çevresinde bulunan müptezelleri görüyoruz. Uyuşturucu madde ve alkole bağımlılık yaşının iyice düştüğü bir dönemde olmamızın da etkisiyle konuyu işleyişi beni etkiledi ama kitapta otun kubarın nasıl yapılacağına dair bu kadar detay verilmesi de açıkçası hiç hoş gelmedi bana, teşvik gibi olmuş bir nevi. Kitapta çok fazla sokak ağzı ve argo sözcük var ve ben argodan pek hoşlanmadığım için beni baya rahatsız etti. Argodan hazetmeyenler için pek doğru bir tercih olmaz sanırım. Genel olarak anlatım gerçekçi ve yalın ama üslup benim sevdiğim tarzda olmadığından sevemedim. Hakan Günday gibi yeraltı edebiyatı isimlerini sevenler için güzel bir eser olabilir.
MüptezellerEmrah Serbes · İletişim Yayınları · 20168,6bin okunma
BEŞ SEVİM APARTMANI KİTAP İNCELEMESİ
Puan vermedi·152 syf.··
2025 7. kitabı
·
16 saatte okudu
·
Okunma: 16 Ocak 2025 15:31
Pürtelaş Sokağı 17 numaradaki beş katlı Beş Sevim Apartmanı'nın içinde, sonu dehşetle bitecek olan bir öykünün yazılmaya başlandığını kimse hissetmedi. (s.27) Beş Sevim Apartmanı, cinperilerin musallat olduğu beş akıl hastası ve aslında akıl hastası olan bir psikiyatriste ev sahipliği yapıyor. Sevilmemişliği ruhuna urgan olan psikiyatr Samimi; kendini cüce sanan 1.70 boyundaki Oğuz, kendisini çocukluğunda şehvetin çirkin kucağına bırakmış olan Yeşim, annesi ve babasının varlığını unutmalarına kinlenen Yusuf, cinsiyet karmaşası yaşayan Elif, babasının özlemini sırtında taşıyamayan Melike... Mine Söğüt, her hastanın hayatlarına tek tek ve iki pencereden baktırıyor kitapta. Her ruhsal sorunun arkasında fark etmeden insanların ruhlarına verilmiş olan hasarların yer aldığını ve ailenin bir insanı çıldırtacak kadar önemli bir etken olduğunu çok net görebiliyoruz. Hastaların yalanla gerçek arasındaki ayrımı yapamıyor olmaları, yaşadıklarını çarpıtmaları gerçekten tüyler ürpertici. Herkesin gerçekten delirmesi için bir neden varmış aslında, çok net anlayabiliyoruz bunu. Mine Söğüt, esrarengiz konuları ve mistik anlatımı ile gerçekten sevdiğim isimlerden biridir. Bu kitapla da kendi gizemli dünyasına güzel bir yolculuk yaptırdı. Okumak isteyen herkese tavsiye ederim.
Beş Sevim ApartmanıMine Söğüt · Can Yayınları · 20229,1bin okunma
Bir İhanet Romanı... Ağustos'ta Görüşürüz...
Puan vermedi·88 syf.··
2025 5. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 11 Ocak 2025 02:57
Gabriel Garcia Marquez, hayatının sonlarına doğru kaleme alır Ağustos'ta Görüşürüz adlı kitabını. O dönemlerde zihinsel zayıflık, hafıza kayıpları da yaşadığı söyleniyor. Yazdığı bu kitapla ilgili Marquez şöyle diyor: "Bu kitap işe yaramaz. İmha edilmesi lazım.". 2014 yılında vefat eden yazarımız kitabının imha edilmesi gerektiğini söylemişken, oğulları Marquez'in vefatından on yıl sonra babalarının vasiyetine karşı gelerek kitabı yayınlıyorlar. Bu nedenle de "ihanet romanı" olarak geçiyor. Her ne kadar oğullar; babalarının vasiyetine aykırı davranmalarına yönelik olarak, babalarının son dönemlerde zihinsel zayıflık yaşadığı için iyi bir değerlendirme yapamamış olabileceğini ileri sürüyor olsalar da bazı kaynaklar bunu "maddi amaçlar" ile yaptıklarını ileri sürüyor. Bunun ne kadarı doğru, bilinmez. Ağustos'ta Görüşürüz, 46 yaşında bir kadın olan Ana Magdalena'nın annesininin mezarını ziyaret etmek için ağustos ayında adaya yaptığı yolculukları konu ediyor. Kadının yaşadıklarından çok, yaşadığı şeylerin düşünce hayatına ve yaşadığı hayata dair olan inançlarını temelden sarsması üzerinde durulmuş. Bütün ailesi müzikle uğraşırken içindeki ruhun ritmini kaybetmiş Ana. Bir solukta okunabilecek ve Marquez'in imgelemlerini ve anlatımını rahatlıkla görebileceğimiz bir eser. Marquez okumayı özlediğimi fark ettim bu kitapla birlikte. Okumak isteyen herkese tavsiye ederim.
Ağustosta GörüşürüzGabriel Garcia Marquez · Can Yayınları · 20251,797 okunma