Öze ulaşma aşamasına yaklaşınca bireyin manevi yaşamı zenginleşmeye başlar; yaşam ı kendi dar kişisel çerçevesi içinde görmekten
kurtulur, daha geniş boyutlarda yaşamla ilişki kurar. Manevi yaşam,kişinin kendisiyle, diğer insanlarla, doğa, evren ve evren ötesiyle ilişkisini düzenleyen bir inanç ve duygu düzenidir. Manevi yaşam paradoksal, kişiye özgü, kullanışlı, yaşantısal, tasvir edilemez, kapsamlı, yargılamasız, sağlık, gelişim ve özgürlük getirici özelliklere sahiptir.
Manevi yaşam kişiye özgüdür, insanın iç dünyasının bir parçası-dır, dışarıdan başkasının emri ya da öğüdü ile tanımlanamaz. Kişi,
kendine özgü bilinçaltı ve bilinçüstü çabalarıyla farkında olarak ya da olmayarak zamanla kendi manevi yaşamını düzenler. İç Çocuğuyla ilişkisini sağlıklı olarak kurmayı becerenler daha bilinçli biçimde manevi yaşamlarının özelliklerinin farkında olurlar.
Kişinin yaşamını etkileyen ve çözülmediği takdirde süregiden önemli çatışmalar, endişeler, üzerinde düşünülen konular, o kişinin temel sorunlarını oluşturur.
Sağlıksız İç Çocuk, sevilmemiş, yerilmiş, bastırılmış ve utanca boğulmuş bir geçmişi dile getirir. Sağlıklı İç Çocuk, sevilmiş, övülmüş, yüreklendirilmiş ve desteklenmiş bir geçmişi dile getirir.
Hüzün yaşamımızda önemli olan kişi ve şeyleri kaybettiğimiz za-
man ortaya çıkar; bu duygu donuklaşmış, kalıplaşmış bir enerjiyi
temsil eder; bu enerjiden kurtulmadan, bir başka deyişle hüzün duy-
gusunu kabul edip, belirli bir süre "yas tutmadan," yeniden normal yaşama dönmek zor olur.