Anastasiadis'in ortaya koyduğu görüşler ilginçti. Kısaca, Türkiye'nin ga- rantileri tartışmaya açık olduğunu söylüyordu. "Türkiye işbirliğinde bu- lunmak istemeseydi müzakere masasında bulunmazdı. BM açıklama- sında değinildiği üzere bir tarafın güvenliğinin diğer taraf için güvensizlik oluşturmayacağı, güvenlik, garantiler ve çözümün uygulanma şekilleri konularının ortak kabul göreceği öneriler üzerinde çalışacak çalışma gru- bunun kurulmasını kabul etmezdi" Anastasiadis, toprak konusunun tartışılmasına da olumlu yorumda bulunmustu. "1974 yılından bu yana ilk kez Kıbrıs Türk tarafı, önemli oranda isgal altındaki toprağın Kıbrıs Grek idaresi altına iade edilmesinin kavda gecirilmekte olduğu harita sunmuştur" açıklamasıyla, "umut yaratan bir sürece girdik" dedi.
Eide yemekte planını açıklamaya çalışırken, Antlaşmaların değistiril- mesini değil, sadece yürürlükten kaldırılmasını tartışmak isteyen Yuna- nistan Dısişleri Bakanı Nikos Kotzias kışkırtıcı tavırla tepki gösterdi. Kıbrıs sorununun topluluklar arası sorun değil, istila ve işgal sorunu olduğunu söyledi. Kotzias, muhataplarının sözünü kesti ve Genel Sekretere kaba davranarak, ona ders verircesine görevinin yalnızca Birleşmiş Milletler kararlarını uygulamak olduğunu hatırlattı. Kotzias'ın tarzı ve söylemi, Kıbrıs sorununun çözümüne ilişkin tartışmaya değil, 70'li yılların seçim öncesi konuşmalarına uyuyordu.
11 Ocak 2017 Çarşamba günü haritalar takas edildi ve Birleşmis Mi letlere teslim edilip güvenli bir yerde korumaya alındı. Kıbrıslı Grelı haritası Annan Planındaki haritaya benzerken, Kıbrıslı Türklerin har Morfu kasabasını içermiyordu. Türkiye, Akıncı'ya güvenlikle garantiler tartışılmadan haritayı masaya koymamasını önermişti. Akıncı ise, son. raki aşama olan beşli konferansta güvenlikle garantilerin tartışılmasını kolaylaştıracağı beklentisiyle inisiyatif aldı ve haritayı masaya koydu. Akıncının bu girişimi, Türkiye ilişkilerinde bazı krizlere yol açmış gibi gö- rünüyor. Çünkü haritanın sunulmasından sonraki gün Erdoğan, önceki yılın ağustos ayında Akıncı'ya yaptığı önerisini kamuoyuna açıklamıştı. Erdoğan'ın önerisi, Mağusa'nın, kentin etrafındaki bölge ve ötesınde bölgelerinin iadesi karsılığında Morfu ile Kokkina birleştirmesiydı.
ilk Mont Pelerin konferansında, Kıbrıslı den edilen 78 ile 92 bin Kıbrıslı Grek in Kıbrıs Grek yönetimi altında dönmesini teklif ederken, Kıbrıslı Türklerin önerisi 75,000'di. Sau önemi, iade edilecek toprağın hesaplanması açısından bir modelin n metrelerini oluşturmalarında yatmaktaydı. Anastasiadis'in geri adım a+. ması karşısında Akıncı, 75,000 taahhüdünü iptal etti ve sayıyı 55,000 indirdi. Bu sayı, Morfu'nun geri verilmesi olasılığının ortadan kalktığı an- lamına geliyordu. Konferans, teknik olarak toprak konusundaki kriterler üzerindeki anlaşmazlık nedeniyle çıkmaza girmişti, ancak asıl neden, Atina'nın güvenlik ve garantiler için koyduğu ön koşullardı. Anastasiadis, çöküşün önlenmesi amacıyla Akıncı'ya 10 Aralık ile 12 Aralık arasında bir toplantı daha yapmalarını, toprağa ilişkin görüşmele rini sonuçlandırmayı, harita alısverisi vapmavı ve 17-19 Aralık tarihle rinde de beşli konferansın gerceklestirilmesini önerdi. Akıncı, her ik Konteransın da aynı anda ilan edilmesi ve ikinci konferansın birinci kon feransın ön koşulu olmaması sartıvla öneriyi kabul etti Anastasiadis, onayını almak üzere Tsipras'la temasa fon geçti. Tsipras. 20 Kasım'da tele- görüşmesi yapıp 4 Aralık'ta görüşme kararı aldıkları Erdoğan'la ilk görüşmesinin önce olması sartıyla kabul etti.
20-21 Kasım'da Mont Pelerin'de yapılan ikinci tur görüşmeler, önce- sinden başarısızlığa ve çıkmaza mahkumdu. Tartışmalarda, sürecin bir sonraki aşamaya, haritaların sunulmasına taşınması ve eş zamanlı olarak beşli konferansın toplanması için toprak konusundaki kıstasların daha da daraltılması hedefleniyordu. Anastasiadis'in, Yunanistan'ın tutumu nedeniyle tarih üzerinde anlaşmaktaki acizliği üzerine Mustafa Akıncı toprak kriterlerinde geri adım attı.