Hristiyanlıkta reform, incil'in Latinceden çevrilmesiyle başladı. Atatürk bunu 500 yil sonra yapinca ortalik karisti ve tartışma hâlâ sürüyor. Kuran-ı Kerim' de olmayan ezanın Türkçeye çevrilmesi büyük günah olarak görülüyor...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde yazılan bu kitap henüz Kıbrıs’ta yaşayan halk ikiye bölünmemiş iken ingilizlerin kıbrısa yeni geldiği dönemden başlıyor. Türkler zaten Osmanlı yani Türk toprağında oldukları için herhangi bir şekilde örgütlenme kurmamış oysa Rumlar bütün hakları ellerinde bulunduruyordu. Kıbrıs, İngilizlere verilince yine Türkler nasıl olsa geçici yakında Osmanlı Kıbrıs’ı geri alacak eski halimize geri döneceğiz diye düşündüklerinden dolayı herhangi bir örgütlenmede bulunmamışlar, ingilizce öğrenmeye gerek duymamışlardı. Oysa rumlar hızla var olan yeni düzene ayak uydurmuş ingilizlerin yönetiminde hızla kadrolara yerleşmişler ve enosis düşünceleri her fırsatta daha çok güçlendirmişlerdi. Döneme ışık tutan harika bir eser ile karşı karşıyayız. Eserin sahibi KKTC’de Meclis Başkanlığı ve Başbakanlık yapmış olan Sibel Siber’in daha ö Aynı Masada Yarım Asır adlı kitabını hiç elimden düşürmeden okumuştum bu kitapların daha çok basılması ve okunması gerektiğini düşünüyorum.
Sibel Siber
Yeni başladığım bu kitap oldukça ayrıntıya girerek geçmişte çıkan kitaplardaki bilgilere değiniyor ve katılıp katılmadığını beyan ederek şüphelerini dile getiriyor. Böyle bir yazarı ve böyle değerli bir kitabı okuma fırsatına ancak erişebildim bence herkesin alıp okuması gereken bir kitap.
Türlerin Kökeni
Dar Charles Darwin
Dişi ve erkek güvercinleri ömürlük eşleştirmenin kolay olması
da yeni ırkların üretimine oldukça elverişli bir koşuldur; böylece
farklı ırkları aynı kafeste tutmak mümkün olur.
Bay Birch'ten aldığım bilgiye göre, güvercinler eski hanedan soylarının yemek menüsünde yer almıştır. Plinius'un anlattıklarına bakılırsa, Romalılar döneminde güvercinere biçilen fiyat fevkalade yüksektir; "güvercinlerin soyağaçlar ve
ırkları bile belirleyebilecek duruma gelmişlerdi."