Tarihte iktidardan başlayan hakiki bir devrimin hiçbir örneği yoktur. Her hakiki ihtilal, eğitimden başlamış ve özünde ahlaki bir çağrı manası taşımıştır.
İnsanların çalışma ve bilgi yoluyla elde ettikleri haricinde, mucize diye bir şey yoktur. Mucizevi yollarla düşmanları kovacak, fakirliği ortadan kaldıracak ve refah ve aydınlanma tohumları ekecek hiçbir Mehdi yoktur. Mehdi, bizim tembelliğimizin hatta imkanlarımız ve mücadele vasıtalarımıza nisbeten zorluk ve problemlerin orantısız derecede büyük olduğu durumda içimizde büyüyen güçsüzlük hissinin doğurduğu sahte umudun adıdır.
Ölümü arifesinde yapılan bütün her şey yalandı, yalan! Ölümün o müthiş ihtişamını birtakım ziyaretler, perdeler ya da sofraya konulacak mersin balıkları düzeyine indirmeleri ne acıydı!
Tolstoy diyor ki: “Belki de her şeyi kabullenip hayatı akışına bırakmak lazım. Zorlamak bazen çözüm değildir. Ve zorla olan hiçbir şey güzel değildir.”