Londra'lı Angela Lamb kırklı yaşlarını sürmekte olan bir yazardır. Önce Amerika'ya, ardından da Virginia Woolf konulu bir konferans için İstanbul'a seyahat edecektir. Çok yoğun çalıştığı ve belgeseller çeken eşi sürekli iş seyahatinde olduğu için kızını yüksek ücretli bir yatılı okula yerleştirmiş, seyahatlerini tek başına yapmaktadır. Ancak Amerika'da kütüphanede iken ansızın birisi karşısına çıkar. Kendisinin doğumundan otuz yıl önce kendi isteğiyle hayata veda etmiş olan Virginia Woolf karşısında durmaktadır. Yüz yıl sonra tekrar dünyaya gelen, hiçbir şeyin bıraktığı gibi olmadığını gören, geride kalan sevdiği insanların kendisinden sonraki akibetlerini merak eden, meraklı ve muzip Virginia, Angela'ya seyahatlerinde eşlik etmek ister. Belki şimdi aşkı bulacak, yarım kalan yaşanmışlıkları nihayete erdirebilecektir.
Çok keyifli bir kitap okudum. Anne kız sorunları, eşle yaşanan sorunlar, geçmişten bugüne bakış, bugünden geçmişe bir göz atış derken Mine Özyurt Kılıç'ın şahane çevirisiyle su gibi aktı kitap. Kitap kapağında kullanılan tasarımda, ressam Elif Okur Tolun'un iki ayrı çalışması bir arada kullanılmış. Sonuç harika
Kitabı okurken ben geçmişten hangi yazarla bir arada olmak isterdim diye düşündüm. Abdülhak Şinasi Hisar'ın bugünün İstanbul'u hakkında yorumlarını duymak, Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın da hicivli anlatımından günümüze dair yorumlarını dinlemek pek keyifli olurdu