Müge Akçayoğlu

Müge Akçayoğlu
Puan vermedi·128 syf.·
2026 31. kitabı
Anlatıcımız, aynı zamanda hikayemizin baş karakteri, doğup büyüdüğü kasabayı son derece alışılageldik ve sıkıcı bulan, fakat oradan ayrılmak için kılını dahi kıpırdatmayan bir kadındır. Ailesinden kalan büyük bir evde yaşıyor ve kullanmadığı fazla odaları zaman zaman kiraya veriyor. Uzun zamandır boş kalan evinin odalarından birine günün birinde kasabaya gelen hiç tanımadığı bir yabancının yerleşmesine izin veriyor. Misafir olarak anılan bu yabancı davet almadan dahil olduğu bu evde ve hayatta zaman içerisinde rollerin değişmesine sebep oluyor. Anlatıcı geçmişi ve bugünü de hikayesine ekleyerek bu süreci okura aktarıyor. Başlarda gerçeküstü atmosferi anlamlandırma konusunda bir miktar zorlansam da, hikayenin içine girdiğimde anlatılmak istenenin somut ve soyut olmak üzere iki şekilde değerlendirilebileceğini fark ettim. Davetsizce gelip içimize oturan o duygular, birden bire hayatımıza giren insanlar, göçe zorlanan topluluklar... Velhasıl bu ilk romanı bayağı sevdim. Regaip Minareci çevirisi olması pek kıymetli olan olan bu eserin yazarı, Kasım ayında ülkemize gelecekmiş Güzel haber.
MisafirAriane Koch · Düşbaz Kitaplar Yayınları · 202610 okunma
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Puan vermedi·166 syf.·
2026 30. kitabı
Karman çorman bir cumartesi günü yaşamaktadır anlatıcımız. Çünkü karısı bir konferansa gitmiş, kendisi ise üç çocukla baş başa evde kalmıştır. Bir yandan da ortağı ile yazdıkları dizinin senaryosu üzerinden iletişim halindedir. İşte ne olduysa tam o sırada oluyor ve iş ortağı Claudia'ya göndereceği mesajı karısına, karısı Livia'ya göndereceği aşk dolu mesajı ise iş ortağına gönderir. Tam iş ortağına yanlışlık için tekrar mesaj atacakken gelen cevap aklını başından alır. Çünkü iş ortağı da onun da kendisini çok uzun zamandir sevdiğini yazmıştır. İşte o andan sonra tüm duygular ve düşünceler birbirine karışır; tereddüt, tutku, şüphe, aşk, geçmiş, gelecek... Yazarın yıllar önce 'Bağlar' isimli kitabını okumuş ve kalemini çok sevmiştim. 'Yanlış Hedef'i de en az onun kadar sevdim. Güvenli limandan ayrılamanın hiç kolay olmadığını anlatan hikayesiyle yedi güne sığan, kısacık ama dolu dolu bir kitap okudum. Çevirinin Eren Cenday'ın ustalıklı kaleminden çıkmış olması ne şahane Bol ödüllü yazarın bu kitabı gözü kapalı tavsiyem olsun.
Yanlış HedefDomenico Starnone · Tersine Kitap · 202642 okunma
Puan vermedi·592 syf.·
2026 29. kitabı
Londra'lı Angela Lamb kırklı yaşlarını sürmekte olan bir yazardır. Önce Amerika'ya, ardından da Virginia Woolf konulu bir konferans için İstanbul'a seyahat edecektir. Çok yoğun çalıştığı ve belgeseller çeken eşi sürekli iş seyahatinde olduğu için kızını yüksek ücretli bir yatılı okula yerleştirmiş, seyahatlerini tek başına yapmaktadır. Ancak Amerika'da kütüphanede iken ansızın birisi karşısına çıkar. Kendisinin doğumundan otuz yıl önce kendi isteğiyle hayata veda etmiş olan Virginia Woolf karşısında durmaktadır. Yüz yıl sonra tekrar dünyaya gelen, hiçbir şeyin bıraktığı gibi olmadığını gören, geride kalan sevdiği insanların kendisinden sonraki akibetlerini merak eden, meraklı ve muzip Virginia, Angela'ya seyahatlerinde eşlik etmek ister. Belki şimdi aşkı bulacak, yarım kalan yaşanmışlıkları nihayete erdirebilecektir. Çok keyifli bir kitap okudum. Anne kız sorunları, eşle yaşanan sorunlar, geçmişten bugüne bakış, bugünden geçmişe bir göz atış derken Mine Özyurt Kılıç'ın şahane çevirisiyle su gibi aktı kitap. Kitap kapağında kullanılan tasarımda, ressam Elif Okur Tolun'un iki ayrı çalışması bir arada kullanılmış. Sonuç harika Kitabı okurken ben geçmişten hangi yazarla bir arada olmak isterdim diye düşündüm. Abdülhak Şinasi Hisar'ın bugünün İstanbul'u hakkında yorumlarını duymak, Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın da hicivli anlatımından günümüze dair yorumlarını dinlemek pek keyifli olurdu
Virginia Woolf Manhattan'daMaggie Gee · Eriken Yayınları · 20263 okunma
Puan vermedi·286 syf.·
2026 28. kitabı
On iki yaşındaki Minâ ve ikiz erkek kardeşi Binâ, İran'ın başkenti Tahran'a yakın bir köyde şahane gümüşler işleyen hakkak babaları ve birbirinden nefis halılar dokuyan annelerinin yanısıra büyükbaba ve babaanneleri ile yaşamaktadırlar. Babalarının hastalığı gelirlerinde azalamaya neden olmuştur, zor günler geçirmektediler. İkiz kardeşler İran'daki modernleşmenin izlerinin köylerinde de ulaşmasından memnun, hem ailelerine yardım etmek, hem de egitimlerine devam etmek istemektedirler. Aileleri çocuklarına yapmak istedikleri her konuda desteklemekle birlikte maddi imkanları sınırlıdır. Fakat ikizler çaresizliğin içinde keskin zekalariyla öyle bir çıkış yolu bulurlar ki tüm aile refaha kavuşur. Canlarpa bu ayki yazarımız Cahit Uçuk idi. Ben de oğlumun okulu olan Kadıköy Anadolu Lisesi'nin şahane kitaplarla dolu kütüphanesinden yazarın imzalı birkaç kitabı arasından bu kitabını seçip okudum. İran İslam devrimi öncesinde yazılmış olan bu harika kitapta aile birliği, çalışmanın önemi, kadın erkek eşitliği, eğitime verilen değer, gelişen dünyaya uyum sağlamak gibi çok önemli konulara değiniliyor. Çocukların okumak için büyük şehirlere gidip eğitim aldıktan sonra memleketlerine geri dönüp orayı kalkındırmak için çalışmaları ile ilgili verilen mesaj çok kıymetli idi. Biz küçükken bu tarz kitaplarla büyüdük, böylesi mesajlar alt metinde verilirdi hep. Bir çocuk kitabı olan 286 sayfalık İran İkizleri'ni ben çok severek okudum. Kütüphanede başka çocuk kitapları da var Cahit Uçuk'un. Türk İkizleri'ni de ödünç alıp okuyacağım. Keşke şimdi de baskıları olsa bu kitapların
İran İkizleriCahit Uçuk · Uçuk Yayınları · 19731 okunma
Puan vermedi·120 syf.·
2026 27. kitabı
Mahkeme sanık Robert'i yarışma partneri Gloria'yı öldürme suçundan cinayetle yargılamaktadır. Oysa ikisi de benzer hayalleri olan, renkli ışıkların altındaki bir dans yarışmasında pistte var gücüyle mücadele eden yakın bir zamanda tesadüfen tanışmış iki Amerikalıdır. Robert'in hiç aklında yokken Gloria'yı öldürme sebebi ne olabilir? Kısacık, ışıltılı müzikli anlatımın altında dönemin Amerika'sının Büyük Buhran zamanında geçen bir hikaye 'Atları da Vururlar'. O dönemin çıkmazda olan insanları, birilerinin acımasızlığı diğerlerinin hayatta kalma çabası çok etkileyici bir anlatımla yer alıyor kitapta. 60'lı yıllarda sinemaya da uyarlanmış olan kitabı çok severek okudum. Yayınevinin 'Kör Nokta' seçkisinden okuduğum ikinci kitaptı bu. Bugün de filmini izleyeceğim. Kitabın Hamdi Akçay elinde çıkma kapağının şahaneliğine değinmeden geçemeyeceğim
Atları Da VururlarHorace McCoy · Tersine Kitap · 2026322 okunma