Sefa Kaya; varlığı yokluğu bir babası yakın zamanda ölmüş, oğluna analık yapamamış annesi iki kızını alıp memlekete gitmiş, bütün gün depoda taşıdığı çuvallardan beli bükülmüş, küçüklüğünden kalma yaralarını silmeye, helalinden para kazanmaya çalışan bir işçi.
İzzet Can; bu yaşına kadar annesinin himayesinde gelmiş, bir hastalığı olduğuna, ona bağımlı olduğuna inandırılmış, asosyal, üniversiteyi uzaktan erişimle okuyan, kafası herkesten farklı çalışan bir genç.
Beyza Nur; üniversitede dramaturji öğrencisi, babası yıllar önce ölmüş, annesi ve kardeşi memlekette, ayakta kalmak için çalışmak zorunda olan, yurttan kovulmuş bir genç kız.
Aynı yaşlarda olan üç gencin, dünyanın ve ülkenin değişen düzenine tek başlarına uyum sağlama çabalarını ve mücadelelerini okurken arka planda patlayan bombaların gölgesinde bir seçim tantanası sürüyor. Ve o bombalardan biri gelip onların olduğu vapuru buluyor. Oyun bitiyor mu yoksa yeni mi başlıyor?
Zeynep Kaçar'ın kalemini çok severim. Yeni kitabının duyurusu beni çok mutlu etmişti. Bir solukta okudum diyebilirim kitabını, öyle özlemişim. Orjinal kurgusuyla önceki kitaplarından ayrılsa da o aşina olduğum üslubu yerini korumuş bu kitabında da. Yine çok sevdim, yine kalemine hayran kaldım. Tavsiyemdir.
" Güneş usul usul çekilirken, Vahide cama vuran kızıllığa hüzünle baktı. Az sonra kaybolacak şu şahane renkler. Akşam pusuda avcı, karanlık inmek üzere. Bir bitiş daha, hayatımızdan bir eksilme, bir adım daha sona doğru."
48 yaşındaki terzi Vahide, bir yandan yeni tanıştığı menapoz ile diğer yandan gençlik aşkı Sedat'a kavuşamamasının suçlusu olan yatalak babası ile uğraşmaktadır. Hayatı çekilir kılan tek şey, genç yaşta hayata veda eden kızkardeşinden yadigar kalan yeğeni Deniz'dir. Ta ki bir gün hem sevdiğini hem de bir bacağını Saraybosna'daki bombalı saldırıda kaybeden sokak çalgıcısı Adrian'a rastlayana kadar...
Hem güzel, hem naif bir kitap okudum diyebilirim. Arka planda 'gri şehir' in masalsı anlatımı eşliğinde okuduğum romanda kendimi bugünkü kuşun, ağacın, yeşilin yerini alan beton yığınlarının, metal hurdalarının içerisinde buldum. Jale Sancak'ın kalemini de çok severim. Velhasıl tavsiyemdir, okuyunuz, okutunuz
Uyanan GüzelJale Sancak · Sia Kitap · 202686 okunma