*Özel bireylere layık olmaya çalışan, yüzlerine ufacık bir tebessüm bırakma gayesinde olan, ufacık dokunuşların dünyayı değiştirebileceğine inanan, atanmayı becerebilmiş(!) bir öğretmen.
- Evli. İyi ki.
“Yalnızlığı istedim, çünkü nezaketi zayıflığın bir parçası, hoşgörüyü ödlekliğin bir türü, yücelmeyi böbürlenmenin bir çeşidi kabul eden kalabalığın terbiyesinden usandım.”
Halil Cibran 🌺
“… bütün mezarlar oradaki duvarın içine inşa edilmişti. Sıra sıra. Kiminde çiçek vardı, küçük vazolarda, ama çoğunun çiçekleri solmuştu. Çoğunda çiçek yoktu zaten. Kiminde karı koca düzgün bir biçimde yan yanaydı. Kiminde birinin mezarı açık bekliyordu. Genellikle ölmüş olan adamdı.”
“… Kolay değildi beni heyecanlandırmak. Umurumda değildi. New York'u sevmiyordum. Hollywood'u sevmiyordum. Rock müziğini sevmiyordum. Hiçbir şeyi sevmiyordum. Korkuyordum belki de. Evet, evet -korkuyordum. Perdeleri çekilmiş bir odada tek başıma oturmak istiyordum. Doyamazdım ona. Deliydim. Kaçık.”