*Özel bireylere layık olmaya çalışan, yüzlerine ufacık bir tebessüm bırakma gayesinde olan, ufacık dokunuşların dünyayı değiştirebileceğine inanan, atanmayı becerebilmiş(!) bir öğretmen.
- Evli. İyi ki.
Asfalt bir yolun gidip gelişi gibi
O kadar benzediler ki birbirlerine
Bir kişi olup çıktılar
Karlı ve çiçekli bir günde
Karlı ve güneşli bir günde
Karlı ve karlı bir günde
Günler günlerimize tane tane damlarken
Diyorum
Bir kuşluk vaktinin sarı solgun söylemiyle
Düşlerde görülen bir başkasının düşünden
Neden olmasın siz de geçiniz.
Bugün şunu fark ettim: Eskiden kendimi daha çok seviyordum. Ama bu, kendimi daha iyi tanıdığımdan değil; kendimle henüz savaşmamış olmamdandı. Eksiklerimi saymıyor, yorgunluklarımı adlandırmıyordum; sadece vardım ve o yüzden sevmek kolaydı. Şimdi kendimi daha az sevmiyorum aslında, sadece daha dikkatli, daha dürüst seviyorum sanıyordum. Ama kendimi korumayı öğrendiğimi zannederken, hâlâ önceliğim ben değilim. Başkalarını düşünmek benden önce geliyor; kırılmasınlar diye çoğu zaman kendimden vazgeçiyorum. Bunun iyi niyetli bir yerden geldiğini biliyorum ama bedelini yine ben ödüyorum. Kendimi öne alamadığım her anda bir parçam sessizce geride kalıyor. Belki de yolun burası: kendimi sevmeyi değil, kendimi öncelemeyi öğrenmek. Henüz bilmiyorum nasıl yapılır ama artık farkındayım. Ve bu da bir başlangıç…