Had bilmek kadar had bildirmek de mühimdir. Fakat bunu nezaketli bir biçimde, öfke belirtisi göstermeden yapabilmek de herkesin harcı değildir. Bizler sınırlarımızın ihlali korkusunu o kadar yoğun hissederiz ki; bu korku, yerini öfkeye bırakabilir. Korku ve öfkenin girdabına kapılmadan sükunet ve dinginlikle yol almak gerekir.
Dinginlik çoğu zaman en etkili silahtır.
Kesinlikle delirmemiştim, hatta bir an bile aklımı kaybetmemiştim. Sanırım tüm deliler böyle söyler. Buradan çıkmayı başarsam bile deliliğim herkes için baki kalacak, dışarıdaki deliler etiketsizliğin özgürlüğünde.
O bana göre bir sınavdı.
“Hayır, artık buna ihtiyacım olmayacak."
Bu gerçekten ender bir olaydı. Hayatımda bana sunulan bir şeyi ilk ve tek kez reddettiğimi söylemenin abartı olduğunu düşünmüyorum. Benim mutsuzluğum, hayır diyemeyen insanın mutsuzluğuydu. Bana sunulan bir şeyi geri çevirirsem, karşımdaki kişinin kalbiyle benim aramda asla sonsuza kadar onarılmayacak derin bir yarık açılacağı korkusuyla yaşamıştım. Yine de o anda vücudum tutkuyla morfini istese de reddettim.