İstanbullular bir Ankaralıyla konuşurken sürekli gülümsüyor. Sanki siz ona gülünç, çocukca bir şey söylemişsiniz gibi şaşkın ama bağışlamaya hazır bir edayla gözlerinizin içine bakıp gülümsüyorlar. Ne yapacağınızı şaşırıyorsunuz, kaşınmadığı halde yanağınızı kaşıyorsunuz.