Ömer

Ömer
@Bandini_
10 üzerinden 7
7/10
·192 syf.·
2025 14. kitabı
İsmine bile 10 puan verilebilecek kitap okudukça dibe doğru çakıldı maalesef. Öncelikle kitaptaki 3.kişi anlatımı çok yoruyor, yarısı bittikten sonra anca içine girebiliyoruz olayların. Karakterler arası geçişlerde kopukluklar var. Böyle bir konu işleniyorsa şayet hayret edilecek ya da şaşırılacak çok fazla satırın ard arda diziliyor olmasını bekliyor insan fakat kitap çoğunlukla tahmin edilebilir şekilde ilerliyor. Küçük bir uyarı midesi hassas olanlar okumadan önce bir daha düşünsün, içeride hatırı sayılır düzeyde rahatsız edici unsur mevcut. Distopik tarafı ise zaten distopia sevenler için sabit "bencillik,tüketim toplumu,adaletsizlik,eşitsizlik,itaatkarlık vb." Kitap kesinlikle kötü değil bence uzak olmayan gelecekte başımıza gelmesi muhtemel senaryolardan birisine tanıklık ediyoruz. Sayfaları havalandırmak lazımmış fakat yazar pencereleri açmadan çıkmış... Keyifli okumalar.
1000Kitap
Leziz KadavralarAgustina Bazterrica · Siren Yayınları · 20252,444 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Bu Kez Şaşırtmadı
6/10
·88 syf.·
2025 10. kitabı
Zweig kitaplarının en önemli özelliği kitabı bitirince "ben ne okudum şimdi" hissiyatı verip sonradan vurmasıdır lakin bu kitapta daha ilk çeyreğini bitirmeden bile hikayeyi kendimiz yazabiliyoruz. Kitabın sonuna kadar sabredip şaşırtmasını bir yerde sarsmasını bekledim ama nasıl başladıysa öyle devam etti. Kitap bir çocuğun gözünden yetişkin dünya analizi yaparken anlatımın sıradanlığı ve hikayenin zayıflığı benim yazarda daha önce hiç görmediğim birşeydi. Bu kadar güçlü bir dili olan yazardan bu kadar yapay bir anlatım hiç beklemiyordum. Düşünce güzel, kurgu zayıf. Edebi açıdan okuyup boşlukları kendi doldurmak isteyen okur kitabı tatmin edici bulabilir fakat zweig kitaplarındaki o sarsıcı,düşündürücü sonlara alışkın olan okurlar bu sırra hiç ortak olmasın. Keyifli okumalar.
Yakıcı SırStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202551,4bin okunma
"Eşitlik, fakire caziptir; zengine değil."
8/10
·112 syf.·
2025 7. kitabı
Gerçekten eşitlik mi istiyoruz? Kendi iktidar yolumuzu mu inşa ediyoruz? Öfkemiz sisteme mi yoksa o sistemde edinemediğimiz yere mi? Gücü elinde barındıran, kural koyucu mertebeye ulaştığımızda da eşitlik bize eskisi kadar cazip gelecek mi? Sanmıyorum.! Muhtemelen eşitlik ilkesi tozlu raflar arasında unutulmuş satırlardan ibaret olurdu... Kitap kurgu olarak aslında çok daha iyi işlenebilirmiş. Bir gün uyanıyorsunuz ve devlet diye birşey yok.! Okullar, hastaneler, bankalar vb. Ne düşünürsünüz? Yolunuzu nasıl çizersiniz? İşte yazarımız bunu gemide bulunan mürettebat üzerinden ele almış. Her karakterin aslında hayatta bir karşılığı var güç, iktidar, azınlıklar, apolitikler diye uzar gider bu liste bakış açısına göre. Okuyucuya ucu açık, doldurulmayı bekleyen boşluklarla bezenmiş güzel bir kitap bırakmış yazar. Kısa bir süre de olsa sineklerin tanrısı adadan alınıp gemiye bindirilmiş diye düşünebilirsiniz e olacak o kadar. Kitap bilinçli olarak açık bırakılan kapıları ile yolu istediğimiz kadar uzatabileceğimiz, sonunda da hintli miçolar üzerine bolca konuşabileceğimiz güzel bir son kondurmayı ihmal etmemiş. Keyifli okumalar.
Bata ÇıkaFuat Sevimay · İthaki Yayınları · 2025117 okunma
Boşa koysan dolmaz, doluya koysan almaz.
8/10
·228 syf.·
2025 5. kitabı
Alper Canıgöz'ün okuduğum ilk romanıydı ama kafa nasıl güzel Severim böyle temiz kafaları Öncelikle yazarın dili ballı kaymak, akıyor en tatlı edasıyla çağlayan şelaleler gibi. Gelelim kitaba kahramanımız bir noktaya kadar kimine göre güzel bir aşk hikayesi kimine göre beyhude çabalar peşinde sürüklenen bir mecnunken ardı ardına çevirdiğimiz keyifli sayfaların 9.bölüme dayanmasıyla zihnimizde dumur yaratacak o sese şahit olacağız "hadi len" (hemen 9.bölümü açıp hikayeyi heba etmeyin ) Biraz hayal kırıklığı biraz şaşkınlık içinde aynı frekansta bir ilerleyiş beklerken bu beklenmedik manzara -Nasıl ya? -Bu mu şimdi? gibi mesnetsiz iddialarla kendinizle kısa bir hasbihal etmenize neden olabilir fakat panik yok yazarın dili öyle tatlı ki vakit kaybetmeden sizi tekrar bıraktığı yerden hikayeye hiç kopmamış gibi dahil ederek yoluna devam ediyor. Kitabın sonunda da göz kırpmayı ihmal etmiyor. Kitabı bir yere koymak çok zor aslında biraz muzip bir kitap "Derin düşününce basit bir hikaye, basit düşününce diz boyu." Tartışılmayacak konu ise yazarın dili ve sürükleyici, keyif veren bir hikaye olması.
GizliajansAlper Canıgüz · Alfa Yayınları · 20206bin okunma
"Düş erken"
6/10
·299 syf.·
2025 2. kitabı
Kitap girişiyle beraber zeki demirkubuz "Kader" filmi edasında başlayıp (ki yazarın etkilendiği senaristin kafasına gelebileceğini ummak çok zor) "İncir Reçeli" kıvamında devam edip yeşilçam tınılarıyla bir yol hikayesi tadı bırakarak son buluyor. Kitap o kadar klişelerle dolu ki her çeyrek farklı bir diziden filme, filmden diziye atlıyormuş hissiyatı veriyor. Sevdiğim bir yazarın bir sözü vardı "Bir roman size daha önce izlemiş olduğunuz bir filmi anımsatıyorsa o başarısız bir romandır" diye pek yanıltmadı bu söz bugüne kadar. Öncelikle neden her özgür ruhlu, hayatı gelişine göre yaşayan kadın ruhsal ya da dönülmez bir hastalığın pençesinde olmak zorunda? Konuları ya da hayatları bağlamanın tek yolu vicdana oynamak mıdır? Gayet sağlıklı bir kadın da hayatın renklerine bürünebilmeli diye düşünüyorum çünkü diğer yola asfalt dökerek parlatma çabası artık insanı cezbetmiyor. İshak karakterinin kabullenişleri de ayrı bir klişe. İnsanı bir türlü karakterin içine sokamıyor, hep birşey eksik. Yazar erkek ve kadın karakterleri o kadar dizginliyor ki kurdurduğu tüm düşleri yarım ve eksik bırakarak sonuca erdirme çabası hikayeyi hep bir noksan bırakıyor. Herşeyden biraz olunca hiçbir şey tam olmuyor sanırım.Tam diyorum tamam yazar burada bizi şaşırtacak kendi derinliğinden bir parça bırakacak bir cümle, bir ses ama maalesef önceden basılan ayak izlerinin üzerinde yürümeye devam ediyor. Kitap okunmayacak bir kitap değil, rastgele bir yeşilçam filmi ya da türk dizisi açıp izlemek yerine oturup okunursa tabi.! Başta metaforlarla boğulsa da insan, sayfalar ilerledikçe daha yerinde kullanımlarla keyifli vakit geçirebilecek bir ruh haline bürünebiliyor. Yazarın bana göre gişe filmi kıvamında kendi kitlesini koruma çabası içinde kurduğu "düş erken"
DüşerkenTarık Tufan · Profil Kitap Yayınları · 20188,5bin okunma