Kuş uçmaz, kervan geçmez bir yerdesin.
Su olsan kimse içmez,
Yol olsan kimse geçmez,
Elin adamı ne anlar senden?
Çıkarsın bir dağ başına,
Bir ağaç bulursun Tellersin
pullarsın Gelin eylersin.
Bir de bulutları görürsün,
bir de bulutları görürsün,
bir de bulutları görürsün.
Köpürmüş gelen bulutları.
Başka ne gelir elden?
Çın çın ötüyor yüreğimin kökünde
şu dünyanın ıssızlığı.
Tanrı kimsenin başına vermesin
böyle bir yalnızlığı!
YAŞAR KEMAL
Virüsler canlı hücreyi kendilerine konak edinirlermiş. Yalnızlık duygusu da virüs gibi. En yakındaki canlı iletişime musallat olmaya sebep oluyor. Karmaşık ilişkiler silsilesi içine düşmeden kurtulmak gerek...
O kadar güzel ki
Baktıkça bakmak istiyor gönül
O kadar hoş gülüyor ki
Dinledikçe pası siliniyor kulakların
O kadar narin ki elleri ayakları
Dokunsam hemen kaybolacaklarmış gibi
O kadar bir tane ki
Dünya o ve diğerleri gibi sanki
Göremediğim her gün bir ömür gibi
Geleceği günü saati saniyeyi dört gözle beklemek
Geciktiği her dakika göğse saplanan bir ok gibi
Onu düşünmediğim bir an yok
Ne sabahı kaldı ne gecesi
Düşünemediğim her an korkuyorum ondan kopmaktan
Ya unutursam ya daha az seversem
Ya daha az gülerse ya daha az yanımda olursa