VARLIK VE HİÇLİK DÜELLOSUNDA YALNIZLIĞA ÖVGÜ
Ben buradayım ve yazıyorum. Hepsi bu. Yazmasaydım delirmeyecek, bizzat yok olacaktım. Zira, kendini ifade etmeden yaşamak dünyanın en büyük işkencelerinden biri değil de nedir! Hayır, rahatlamıyorum; var oluyorum, varlığı tadıyorum hepsi bu! Söylememem gereken şeylerle yargılanıyorum. Yarattığım olumsuz izlenimlerle. Oysa tüm bu şeylerin dışındayım ben, ortak değilim yalandan dünyalarınıza... Sizin, aklınız, muhakeme yetinize ihtiyacım yok, gölge etmeyin yeter! Hiçlikle varlık arasında dövüşen biri olarak elbette sizin mantığınıza ortak olmayacağım, hatta bununla övünebildiğimi söyleyebilirim. Sizin dünyanıza ortak olamam, burası kesin. Beni, varlıkla hiçlik arasındaki bu düellodan kurtarabilecek birinin olduğunu hayal dahi edemiyorum çünkü burası benim dünyam. Size kendi dünyalarınızda mutluluklar dilerim! Çok isterdim, sizi kendi düelloma ortak etmeyi ama tarihinize baktığımda kan ve gözyaşından başka bir şey göremiyorum. Üstelik siz kanı ve gözyaşını Tanrılarınız ilan ettiniz, dünya tarihinin büyük sayfalarının böyle yazılacağına inandınız. Oysa, ben sizin tarihinizde yalnızca bir şeyi seviyorum, aşkı!(Topcu, B.C)