Sonunda bitirdim. Uzun zamandır okumak istediğim ama kendimi hazır hissetmediğim için bir türlü başlayamadığım bir kitaptı. Karamazov Kardeşler çok derin bir kitap olduğu için incelemeye nereden başlamam gerektiğine karar vermekte epey zorlandım. Ancak öncelikle bu incelemenin bolca spoiler içereceğinden bahsederek başlayabilirim.
Karamazov Kardeşler ’le ilgili ilk merak ettiğim şey Karamazov’un ne demek olduğuydu. Yaptığım ufak araştırmaya göre “Kara” kelimesi Türkçe ya da Tatarca’dan alınmış, yani bildiğimiz kara, siyah anlamında. Mazov ise Rusça leke anlamına gelen “Mazat” kelimesinde türetilmiş. Yani Karamazov demek Kara Leke demek oluyor ki kitabın konusunun günahlar ve insan ruhunun karanlık tarafı olduğu düşünülünce oldukça güzel bir isim seçimi. Peki neden Tatarca ve Rusça’nın karışımı bir isim koymuş diye sorarsanız, kanımca Rusya’yı oluşturan iki önemli etnik grubun birleşimine bir atıfta bulunmak istemiş olabilir.
İkinci olarak kitabın geçtiği yer dikkatimi çekti. Bu şehrin ismi kitabın sonlarına doğru belirtilmiş. Şehrin adı hayvan pazarı anlamına gelen Skotopringonyevsk. Rusya’nın bir taşra kenti ya da kasabası. Fyodor Dostoyevski muhtemelen Karamazov Kardeşler 'i tamamladığı Staraya Russa kentinde esinlenerek böyle bir yer ismi koydu. Ancak benim için önemli olan nokta bu değil. Neden Moskova ya da Petersburg gibi bir yerde değil de Skotopringonyevsk gibi bir taşra şehrinde geçiyor bu kitap? Benim bu konudaki görüşüm şu şekilde; gerçek Rusya demek Moskova veya Petersburg demek değil. Bu şehirler Rus ruhunu yansıtmamakta. İkisi de popüler ve büyük birer şehir. Ancak ne derece Rus ruhunu yansıtıyorlar? Mesela Türkiye’nin ruhu ile alakalı bir film çekmek isteyen bir yönetmen bu filmi İstanbul’da mı çeker yoksa Kırşehir’de mi? Kabul edin ya da etmeyin Türkiye’yi Kırşehir daha iyi temsil eder. Zira