Zamanda Yolculuk, üzerine derinlemesine düşünülmesi gereken bir felsefe ve yoğun metaforlar bulunduran bir kitap. Bunları fark edip yakalayabildiğinizde ihtiva ettiklerini daha iyi anlayabileceğiniz bir yapıt. Buna karşın hepsini gözden kaçırsanız dahi akıcı anlatımıyla sizi sıkmadan kendine bağlayabilecek, sadece fantastik- bilim kurgu tarzında bir eser olarak görseniz dahi keyif alabileceğiniz bir yazın.
Ancak ben şimdi kitabın içerisindeki felsefeye ve metaforlara değinerek, daha önceden okumuş kişilerde yeni bir ufuk, okumayı düşünenlere ise bir rehber olmayı amaçlayan bir yazı kaleme alma düşüncesindeyim. Buna karşın yazdıklarımın spoiler içeriyor oluşu nedeniyle de yazının bu kısmından sonrasına bir uyarı koyarak devam etmeyi uygun görüyorum.
[Spoiler Alert]
Öncelikle tamamen okuduğumuzda fark edeceğimiz üzere kitabı 12.00’dan önce ve 12.00’dan sonra olarak ikiye ayırabiliriz. Çünkü bu ayrım noktasına kadar karakterimizin sahip olduğu gücü kişisel çıkarları ve iktidar hevesiyle kullandığını görüyoruz. Bunu da semavi dinler öncesindeki karanlık dönem ile özdeşleştirebiliriz. Keza kitap bütün olarak semavi dinlere yaptığı göndermelerle dikkat çekiyor, ki buna da birazdan değineceğim.
İlk bölümde karşımıza çıkan Hazır ol! İfadesine değinerek başlamak istiyorum. Burada açıkça Charlotte’ye dışarıdan bir müdahale söz konusu ve yakında olacaklar hususunda bir uyarı mahiyetinde. Ki Charlotte’nin de burada ‘mehdi’yi simgelediğini düşünebiliriz.
Metaforlara derinlemesine inmeden önce dikkatimi çeken bir ayrıntıyı daha eklemek istiyorum. Bir bölümde Charlotte’nin evinde Die Anatolien Chroniken adlı bir dizi izlediğine şahit oluyoruz. Yazarın instagram hesabında da ‘yakında’ diye paylaşım yaptığı görselde aynı isimli bir kitap yazdığını görüyoruz ki bu da bu kitaba bir