Barış tuzlu

Barış tuzlu
@Baristuzluu
Nedensiz varlığımın felsefi bulanımında olan bir avareyim. 2021| 45/100
Diş Hekimliği
Eskişehir Osmangazi üniversitesi
Antalya
114 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
8/10
·156 syf.··
Beğendi
·
2021 43. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 01 Haziran 2021 11:36
"Sen kimsin? Nereden geliyorsun? Ne yapıyorsun? Ne olacaksın? Bu; evrendeki bütün canlılara sorulması gereken, fakat hiçbirinin cevap vermediği bir soru." Diyerek başlamıştı sözlerine, Aydınlanma Çağı'nın en önemli isimlerinden Voltaire.(mahlası) Fransız Devrimi'ne de büyük katkılar sağlamış olan yazarımız eserini yaşamının son demlerinde(70 yaşında) kaleme almıştır. İçerisinde birçok filozofa, yazara, antik dönemlerde değin kaleme alınmış eserlere dil uzatmış, yeri geldiğinde de sivri dilini kullanarak alaycı bir hiciv etmeyi de esirgememiştir. "Belli bir zekaya sahip olduğumuzu biliyoruz. Peki ama bu zekayı nasıl elde ediyoruz? Bu, doğanın hiçbir faniyle paylaşmadığı sırrıdır." Yaşamımızda sahip olduğumuz o temel şeylerin(nasıl düşündüğümüz, karar verme sürecinde gerçekleşen zihnimizde dönen o akışın...) ilk ilkeye dayanandığını ve bunun hakkında bir fikre sahip olamayacağımızı bunu öğrenmek için çabalayanların ise beşikteki çocuğun bildiğinden daha ötede bir şey bilemeyeceğini söylerek kesin bir dille bu dogmaya kapılmıştır. "Kral olmak şöyle dursun, sonsuzluğun ortasında tek bir noktaya sıkışmış, etrafımı saran her şeyin kölesi olan ben, işe kendi kendimi aramakla başlıyorum." Filozofomuzun ilk kuşkusu bu girdapta dönüyor. "İnsanların Tanrı üzerine kurmuş olduğu bütün sistemler içerisinde hangisini benimsemeliyim? O’na tapmak dışında hiçbirini." Deist olan yazarımız, eserinde de bu ve bunun gibi birkaç alıntı ile de bu bilgiyi doğruluyor ve nedenlerini çok ikna edici olmasa da sıralıyor. Eserin bir yerinde de neden olarak sunduğu diğer bir alıntı: "Her eser bir işçiye işaret eder." Aynı zamanda kendisi vahiy kavramını reddediyor. "Bizler doğarken içimizde daha ileride gelişecek her şeyin tohumunu da taşıyoruz. Fakat nasıl ki Raffaello ve Michelangelo fırçalarıyla
1000Kitap
Cahil FilozofVoltaire · Kırmızı Kedi Yayınları · 20193,206 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Aşkın Nefret Hali!
7/10
·408 syf.··
Beğendi
·
2021 22. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 03 Mayıs 2021 20:58
"İnsanı insan yapan, yüzüne güzellik katan ve onu sevdiren tek şey kalbinin temizliğidir. Yoksa hepimiz aynıyız, etten ve kemikten oluşmuş bedenleriz. Bizi birbirimizden ayıran tek şey kalplerimizin özelliğidir. Eğer temiz ve güzel bir kalbiniz varsa, bu dışınıza yansır. Fakat kararmış, herkesin kötülüğünü isteyen, kıskanç biriyseniz, kalbinizin kötülüğü yine yüzünüze yansır. Ve dünyalar güzeli olsanız bile, kalbinizin karanlığı güzelliğinize gölge düşürecektir." Emily Bronte... Hakkında öncelikle birkaç şey yazarak yorumuma başlamak istiyorum. Kendisi İngiltere'nin Victoria Dönemi'nde(19.yy) yaşamış ve bu eserini vermiş edebiyat alanında değerli bir yazarımız. Mrs. Bronte, döneminde kadının edebiyat ile uğraşmasının hoş görülmediği bu vakitlerde yazım aşkı kendisini bırakmamış ve başlarda erkek kimliğiyle şiirler yazmıştır ve sonrasında bu eseri kaleme almıştır. Acı olan şu ki... Eseri bitirdikten bir sene sonra hayata gözlerini kapamıştır. Bu değerli ve bir o kadar yetenkli yazarımızdan ancak ve ancak bir başyapıt okumakla yetinebiliyoruz. “O asla bana ait değildi ama, onu kaybetmek kalbimi kırdı" Tam bir nefret duygusunu iliklerine değin işletmiş bir roman diyebilirim esere. Yazarımız aşkı öylesine bir nefretin kıskacına bırakmış gibi kırbaçlandıkça daha da acı ve sert kırbaçlar yiyer hale geliyor hem aşkı yaşayanlar hem de bu kıskaçta kısılıp kalan diğer tüm karakterler. Ve şunu da söylebilirim ki ilk bir romandaki tüm karakterlerden tilt oldum. Kurgusu öyle hoş ki gerçekten de sinir olmamak, yaşananlardan gücenmemek elde değil... Size "nefretle" tavsiye ediyorum bu eseri dostlar, alın ve asıl nefret neymiş gördükten sonra sahip olduğunuz içsel nefretimizin aslında pek de öyle aham şaham bir şey olmadığını fark edin. Ha bunu daha da nefretle dolun diye demiyorum
1000k
Uğultulu TepelerEmily Brontë · Can Yayınları · 201857,8bin okunma
7/10
·304 syf.··
Beğendi
·
2021 7. kitabı
·
30 saatte okudu
·
Okunma: 08 Nisan 2021 13:02
~“Bilinçleninceye kadar asla başkaldırmayacaklar, ama başkaldırmadıkça da bilinçlenemeyecekler" Bana bu kitabı tek bir cümle ile anlat deseler sanırım tam olarak kitapta da geçen bu alıntıyı söylemek isterdim. Muazzam bir distopya fikri atmış yazarımız George Orwell. Aynı şekilde irdelenmesi gereken ince bir ileri görüşlülükle hala yansımalarını gördüğümüz ve bence de her daim görmeye devam edeceğimiz bir örnek. Şu an algıladığınız tüm her şeyin zıttını yaşadığınızı, öğrendiğiniz şeylerin tam tersinin geçerli olduğu bir devlet canlandırabilir misiniz? İçinde sizi her daim gözetleyen teleekranların, farkına varmadığınız kadar çok sesinizi dinleyen mikrofonların etrafınızda dört döndüğünü. En ufak bir yüz değişimine dahi sebebiyet verecek beyninizde yeşeren düşüncelerin dahi engellendiğini.. (düşünün! çünkü henüz yasaklanmadı). Küçük çocukların, annelerini ve babalarını en ufak bir endişe de hükümete şikayet edip onların ölümüne zemin hazırlamaları için birer asker gibi yetiştirmelerini hayal edin. Etrafınızda kendinize dahi güven oluşamayacak bir kendiniz dahi yok! İşte George Orwell bu ve bundan da ötesinde bir distopya tasarlamış ve kelimelere dökmüş. Kitabı okurken yorulduğumu verilen şeyleri canlandırmak için var olan her şeyin gerekli olduğunu ama canlandırmakta zorlandığımı dile getirmek istiyorum. Çünkü fazlasıyla korkutucu bir canlandırma olacaktı benim için. Bir de kitap fazlasıyla yorucu bir okuma oldu benim için. İletişime geçtiğim çoğu arkadaşım rahatlıkla okuduklarını da dile getirdiler lakin ben de böyle olmadı.. Kitabın sinemaya uyarlanmış bir filmi de mevcut ve yönetmeni Michael Radford. Onu da en yakın zamanda yorumlayıp paylaşacağım.. Kısacası dostlarım, mutlaka bir kere okunması gereken bir distopya örneği 1984. Şimdiden herkese keyifli okumalar
1000k
1984George Orwell · Sahi Kitap · 2021199,9bin okunma
8/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2021 33. kitabı
Kitaptan bir alıntı: "Adam bir yıl sonrasına hazırlanıyor, ama akşama varmadan öleceğini bilmiyor,’’ diye düşündüm… •Birbirinden kısa hikayelerin bir arada bulunduğu her birinin özelinde birden çok toplumsal ve dinsel mesaj içeren ana fikirlere sahip dünya klasiklerine girmiş güzel bir eser… Hikayelerden en çok beğendiğim siz de tahmin edeceksiniz ki ‘’İnsan ne ile yaşar’’ hikayesiydi. Çok keyifle ve iş bankası yayınlarının da özenli çevirisinin de etkisini yadsımayarak fazlasıyla akıcı bir şekilde eseri bitirdim. Herkese keyifli okumalar dilerim… Eseri okumayanlar içinde mutlaka bir kere okunması gerektiğini vurgulayarak tavsiye ediyorum..
1000k
İnsan Neyle Yaşar?Lev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2020233,9bin okunma
9/10
·256 syf.··
Beğendi
·
2021 32. kitabı
''Dişisine kötü davranan tek hayvan insanoğludur.'' •Acımasız dünyaya bir kurdun gözlerinden bakıyoruz. Olağan üstü bir zekâyla tüm zorluklara karşı ayakta kalmayı başarabilen Beyaz Diş ’in gözleriyle. Ve tabiatla, kendisiyle mücadele eden insanı buluyoruz. Yazar bu romanında yarı köpek yarı kurt olan Beyaz Diş’ in farklı efendileri ile yaşadıkları, hayat kavgası ve en sonunda evcilleşmesi sürecini anlatmıştır. #kitapyorumum •Jack London’ın bu hikayesinin temel yapısı ‘’sevgi ve özlem’’ in insanın insana duyduğu o kutsal histen ayrı bir hayvana duyulacak sevgi ve özleminin daha da kutsal olabileceğini gözler önüne seriyor. Kurduğumuz duygusal bağların insanda uyandırdığı hisler gibi bir de hayvan dostumuzun gözünden değerlerini gözler önüne sermesi de pek bir dikkatimi çekmişti. Uzun soluklu bir roman olduğu kadar okunması ve bitirme isteği bir o kadar az olan nadir başyapıtlardan… Herkese tavsiye ederim.
1000k
Beyaz DişJack London · Turkuvaz Kitap · 201895,5bin okunma