Kurt köpek melezi bir hayvanın (Beyaz diş) çevresinde gördüğü en güçlü ve büyüleyici şeyin insan olduğunu gözlemlediği, insanları tanrı olarak gördüğü romandır. Beyaz diş'in başından geçen etkileyici olaylar silsilesinin anlatıldığı bu kitapta, insanın yetiştiği çevre davranışlarına etki ettiği gibi hayvanlarinda içinde büyüdüğü ortamin davranışlarına etki ettiği gözler önüne seriliyor. Kitabı okurken çoğu zaman tanrı-insan-hayvan arasında bağlar kurup kendinizi sorguluyorsunuz. Son demleri hattinden fazla uzatılıp sıksada sonuyla durumu toparlayan Jack London imzalı sürükleyici bir dünya klasiğidir
Beyaz DişJack London · Turkuvaz Kitap · 201895,6bin okunma
Beyaz dişi okudukça her sayfada kendimi buldum. Özgürlük, vahşi doğa, güçlünün güçsüzü ezmeye çalışması, acımasız insanlar. Hayatta kalabilmek için pek çok savaş vermek.. Yaralanmak, yaraların sarılması... korku... öfke.. tam bitti derken bi elin size uzatılıp bambaşka değişmek...sadakat... Aklınıza gelebilecek her duyguyu yavru kurtla büyürken hissedeceksiniz.
Kitap başta kurdun annesinin hikayesini, daha sonra kendi başına hayatta kalma çabasını anlatıyor. Ben başlarsam fazla spoiler vereceğimden sadece hissettirdiği duyguyu söylüyorum :)
Kütüphanenizde mutlaka olması gereken bir roman..
Beyaz DişJack London · Turkuvaz Kitap · 201895,6bin okunma
Tek kelimeyle muhteşemdi!
Bir hayvanın içsel durumu ancak bu kadar güzel anlatılabilinirdi. Kitap, kırma bir kurt olan Beyaz Diş'in vahşi doğayla ve insanlarla arasındaki ilişkiyi harika tasvirlerle bizlere sunuyor. Jack London, hepimizin yaşadığı acı, dışlanmışlık, rekabet, ezilme duygularını ve hayatta kalma isteğini, mücadelesini Beyaz Diş'in üzerinden anlatıyor.
Doğanın bize verdiği hamuru, şekillendirip bir kalıba sokanın çevre olduğu düşüncesi kitapta sıklıkla söz ediliyor. Ben de böyle düşünüyorum genellikle insanların davranışlarının altında yatan nedeni sorgulamadan insanları kolaylıkla eleştirip yargılıyoruz. Jack London bu davranışların nedenini genellikle çevreye bağlıyor.
Kitabı okuduktan sonra köpeklere ve kurtlara daha farklı bakıyorsunuz. Bu kitabı okuduktan sonra bir köpeğin davranışlarını ve sevgi gösterilerini daha kolay anlayabilirsiniz.
Jack London'ı ve Beyaz Diş'i tanımak için vakit kaybetmeyin.
Beyaz DişJack London · Turkuvaz Kitap · 201895,6bin okunma
uzun zamandır kitaplar beni çekmiyordu içine hep kitap okumak için kitap okuyordum. beyaz dişe başladığım anda kanım dondu o ilk sahneler çok özeldi , gerildikçe gerildim ama asıl kısım daha sonra başlıyormuş beni en çok etkileyen şeylerden birisi kitaptaki konuşmadan konuşabilme hissi bir kurdun hiç konuşmadan insanla iletişimi manevi dahi olmayan o garip his bambaşka olan o şey beni çok etkiledi. ... daha doğrusu siz kurt oldunuz mu ben oldum..
insan her dönem belli aralıklarla kırılmalar yaşamıştır hayattaki yaşadıklarıyla ,okuduklarıyla,gezip gördükleri yerlerle bu kitapdan hemen önce yaşadıklarım ve beni yoran bir süreçte işden izin aldım ve bu kitaba başladım hemen öncesinde de dirilişi(tolstoy) bitirmiştim birinde insanın birindede bence bir kurdun anlam arayışı vardı ve ikisindede aynı sonuca vardı bu karamsar ve sorguladığım dönemde bu 2 kitaptada ne olursan ol ister hayvan ister insan tek şey bu dünyayı kurtaracak.Sevgi ,hayatın pahasına da olsa içindeki sevme gücünü kaybetme.
Merhaba Kİtapdaşlarım...
Jack London un bu eserini aslında hepimiz biliriz.Minik bir kurdun dünyaya gelmeden önce annesinin yaşadıkları,dünyaya gelişi ve kendi yaşadıkları.Üç bölümden oluşan kitabın her bölümünde farklı bir hayat dersi var aslında.Bu eseri okumayı her yıl olmasa bile iki yılda bir okumayı,tekrar özümsemeyi istiyorum.Zira farkında olmadan çok güzel alt mesajları alıyor beyin.
Hayat kavgası hem sert hem de duygusal bir şekilde kaleme alınmış.Hayatını okuduğumda anladığım kadarıyla hikayelerinde yaşantısından örnekler var.Kalemi yormayan,keyif veren,meraklandıran bir kalem.Hele bir de çevirisi güzel bir yayınevinden okunuyorsa değmeyin keyfine.
Beyaz Diş i sarıp sarmalamak,yaşadığı hayatı değiştirmek isterdim.Düşününce bir şeylerin kıymetini bilmek için en zorlu şartları yaşamamız lazım dedim ve seyirci olarak izledim.Beyaz Diş farkında olmasakta sevginin en güzel örneği.Nasıl davranırsan o şekilde karşılığını alırsın.Köpeklerin gözünde insanın nasıl olduğunu okuyoruz,okurken insan olmaktan nefret ettim.
Güzel Smith ve Tim Keenan ı o odaya alıp dövüştürmeyi ,insanların onların üzerinden bahis oynamalarını görmeyi ne çok isterdim.
Eğitim camiasının içinde olan birisi olarak sıkıntı çıkaran ya da çıkarabilecek potansiyeli olan öğrencileri veya bireyleri topluma nasıl olsa ayak uyduramaz mantığıyla şutladığımız malesef ki aşikar..
Bu benim meslek hayatımda daima mücadele verdiğim bir durum. Her bireyin hatta her canlının tıpkı beyaz diş gibi eğitilerek kendisi için ve toplum için iyi denebilecek konuma getirebilmek tabi ki de mümkün. Tam aksine uğraşmayıp, ötelediğimiz canlılar kategorisine sokarak malesef ki kendi elimizle canavara dönüştürmemiz de kaçınılmaz. O yüzden engel olarak gördüğümüz her canlıya bir değil iki değil belki de defalarca şans verdiğimiz sürece topluma gayette güzel kazandirabiliriz.
Beyaz DişJack London · Turkuvaz Kitap · 201895,6bin okunma
Sizi alıp götüren bir serüven hem de bir kurt gözünden -ya da yarı kurt demeliyim -
Olayların gidişatı Beyaz diş in ağzından anlatımı ve sevginin gücü beni en etkileyen olayların sırası diyebilirim. Kitaba ilk başladığımda hepimizin öyle sanacağı gibi ben de insanların gözünden kurdun yaşamı anlatılacak sanmıştım ama yanılmışım kitap bir kurdun bakış açısıyla anlatılıyor ve bizi hayvanlar alemine onların içgüdü ve duygularına ne kadar uzak olduğumuzu hissettiriyor. Yaşadığı zorluklar yüzünden vahşi bir kurda dönüşen sevgi nedir bilmeyen sadece açlık , zorbalık, sürgün ve dövüşmeyi bilen bir kurdun bile aslında sevgiye ne kadar ihtiyacı olduğunu çok güzel bir dille anlatılmış. Bizleri önce insan - hayvan, sonrasında tanrı olarak gören bir kurda yapılan onca eziyetlerle hangi tarafın hayvan olduğunu çoğu kez utanarak okudum. Umarım içinde hayvanlara karşı en ufak bir kötülük besleyenleri bile etkileyen bir roman olur.
Okumak için fazlasıyla geç kaldığım bir kitaptı. Bitirdiğimde sayfaları tekrar tekrar geri çevirip okuma hissime engel olamadım. Hayata, hayvanlara ve hatta insanlara hiç bu gözden bakmamıştım. Geç oldu ama çok güzel dokundu kalbime. Sizinde kalbinize dokunması dileğimle.
Çok güzel bir kitaptı... Bazı yerlerde ağlattı, bazı yerlerde tebessüm ettirdi.. Kesinlikle okuyun. Çok duygusal.Uzun bir zaman önce okudum. Kesinlikle bir daha okuyacağım.
Beyaz DişJack London · Turkuvaz Kitap · 201895,6bin okunma
Yarı köpek bir anne ile kurt bir babanın yavrusu olarak dünyaya gelen Beyaz Diş, doğduğu ilk andan itibaren vahşi doğası gereği insanlara nasıl yaklaşması gerektiğinin gerilimini yaşar. Aydınlık dünyada tedirgin adımlarla yürüdükçe cesur, zalim ve bazen de yırtıcı olmanın gücünü keşfeder. Kuvvetli olana boyun eğip, zayıf olanı ezmedikçe hayatta kalamayacağını anlar. İçinde kopan fırtınalar onu hep yaratılışına uygun bir yaşam sürmesi için ormana iter. Vahşi geçmişiyle insanın ona verdikleri arasında sıkışıp kalır. Bir süre sonra zorba bir adama satılarak ruhu nefretle doldurulur. Diğer köpeklerle dövüştürüldükçe bir savaşçıya, bir gladyatöre dönüştürülür. O artık insan eliyle yaratılan bir canavardır! Ta ki yine dövüştüğü bir gün, iyi kalpli bir adam tarafından kurtarılana değin. Sevmeyi, sevilmeyi unutan Beyaz Diş, karşısındaki bu insanı sevmeli mi yoksa ondan korkmalı mıdır? Sevgi ile korku arasında geçen ömründe belki de ilk kez bir insana güvenmesi gerekiyordur...
Tüm zamanların en sevilen klasiklerinden biri olan Beyaz Diş'in bu yeni yorumu, insanlarla hayvanlar arasındaki karmaşık bağ üstüne düşündürüyor; sevginin koşulsuz güvenle kazanılabileceğini hatırlatıyor.
Beyaz DişJack London
12 Ocak 1876’da San Francisco’da doğdu. Gerçek adı John Griffith Chaney’dir. Evlilik dışı bir çocuk olarak dünyaya gelen Jack London, soyadını, henüz sekiz aylıkken annesinin evlendiği John London adlı savaş gazisinden aldı. Maddi sıkıntılar nedeniyle küçük yaşta okulu bırakıp gazete satıcılığı, tayfalık, balıkçılık, istiridye korsanlığı, gazetecilik, sahil koruma devriyeliği gibi çeşitli işlerde çalıştı ve Amerikan işçi sınıfını tanıdı. 1894’te serserilik suçlamasıyla otuz gün hapis yattı. Hapisten çıktıktan sonra hayatını değiştirmek arzusuyla liseye kayıt yaptırdı. Lise öğrenimini bir senede tamamlayarak 1896 yılında Kaliforniya Üniversitesi’ne girdi. Bir dönem okuyabildiği üniversiteden maddi zorluklar sebebiyle ayrıldı. 1897’de Klondike bölgesinde altın arayanlara katıldı ama bir yıl sonra yine yoksul ve işsiz olarak geri döndü. Yoğun bir çalışma programı hazırlayarak şansını yazarlıkta denemeye karar verdi. Soneler, baladlar, nükteli fıkralar, anekdotlar, korku ve serüven öyküleri yazmaya başladı. 1909’da yazdığı Martin Eden bu dönemi yansıtması bakımından otobiyografik izler taşır. İlk kitabı Kurt Dölü (1900) büyük ilgiyle karşılandı. Aynı yıl Elisabeth Maddern ile evlendi ve bu evlilikten iki kızı oldu. Ancak bu beraberlik uzun ömürlü olmadı ve 1904’te sona erdi. Charmian Kittredge ile ikinci evliliğin ardından 1916’da Kaliforniaya’daki çiftliğinde hayatını kaybetti. London yazarlık kariyeri boyunca elliye yakın kitap yazdı ve döneminin en çok okunan yazarlarından biri oldu. Yazdıkları, yaşadıkları etrafında şekillenmiş, sosyalizmin de etkisiyle toplumcu bir dünya görüşüne ulaşmıştır. Başlıca eserleri arasında Beyaz Diş, Martin Eden, Uçurum İnsanları, Vahşetin Çağrısı yer alır.