Siz yolunuzu bulmuşsunuz, nereye gittiğinizi biliyor-
sunuz... Bense kime, neye gerekli olduğunu bilmeden,
hülyaların, görüntülerin kargaşasında sürükleniyorum.
Bir inancım yok. Görevimin, amacımın ne olduğunu da
bilmiyorum.
Benim içimdeyse sanki çok, çok eskiden doğmuşum gibi bir duygu var... Hayatımı, bitmez tükenmez kuyruğu olan bir elbise gibi sürüklüyorum sırtımda... Çoğu kez de hiç yaşama isteği olmuyor içimde.