Hiçbir şey beklemediğimiz kimselere karşı yüksekten bakmak, onlardan uzak durmak, küçümser bir alaycılık ya da soylulara özgü bir umursamamazlıkla davranmak kolaydır. Böylelerinin bizim için hiçbir önemleri yoktur; sadece bir oyalanma, (ısrmayan hayvanlar gibi) bir gösteriş bahanesidirler bizim için. Kendini üstün görme denir bu davranışa. Ama birinden bir şeyi beklemek zorunda kaldığımız zaman, karşımızdaki insan istediğimizi bize vermeme hakkına sahip olduğu için, onunla eşit bile değil, ondan daha aşağı bir durumdayızdır.
Kendini çocukça teslim edişinle kimsenin ilgilenmediğini anladığın zaman sona erer gençlik. Ve iki şekilde gelebilir bu son; ya başkalarının bundan hoşlanmadığını anlamamızla ya da bizim kendimizin bunu sürdüremeyişimizle. Zayıf insanlar birinci şekilde yaşlanırlar, güçlülerse ikinci şekilde.